<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209</id><updated>2012-02-16T18:20:04.107-08:00</updated><category term='eser tanımlamaları'/><category term='mitoloji'/><category term='Nümizmatik'/><category term='Koleksiyonculuk ve define yasaları'/><category term='ölü gömme gelenekleri'/><category term='Höyük'/><category term='definecilik'/><category term='Anadolu Uygarlıkları Tarihi'/><category term='mezar hediyeleri'/><category term='Arkeoaktüel'/><category term='Definecilik Hikayeleri'/><category term='sözlük'/><title type='text'>Yasal Definecilik...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Yazar</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>31</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-273054584857230795</id><published>2007-09-25T23:31:00.000-07:00</published><updated>2007-09-26T00:04:19.671-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arkeoaktüel'/><title type='text'>Firavunun Günümüze Hediyesi</title><content type='html'>&lt;table id="HB_Mail_Container" height="100%" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0" unselectable="on"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr height="100%" width="100%" unselectable="on"&gt;&lt;td id="HB_Focus_Element" valign="top" width="100%" background="" height="250" unselectable="off"&gt;Geçmişin en büyük medeniyetlerinden Mısır'da Mısırlı bir arkeolog ekibi tarafından yürütülen çalışmalarda firavun Tutankamon'un mezarında 3 bin yılı geçkin bir zamana ait ve çok iyi korunabilmiş 8 sepet meyve bulundu.Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi açıklamasında, arkeolojik bulgunun, Mısırlı ekip tarafından,Krallar Vadisi'ndeki Firavun Tutankamon mezarının hazine odasında yapılan çalışmalar sırasında bulunduğunu belirtti.50 cm boyundaki sepetlerde bulunan ve Eski Mısır'da ölülere sunulan palmiye meyvesi hurmanın hala iyi durumda olduğu açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr unselectable="on" hb_tag="1"&gt;&lt;td style="FONT-SIZE: 1pt" height="1" unselectable="on"&gt;&lt;div id="hotbar_promo"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-273054584857230795?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/273054584857230795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=273054584857230795&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/273054584857230795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/273054584857230795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/09/firavunun-gnmze-hediyesi.html' title='Firavunun Günümüze Hediyesi'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-3710723061274244206</id><published>2007-09-11T12:46:00.000-07:00</published><updated>2007-09-11T12:47:56.287-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Höyük'/><title type='text'>Suberde</title><content type='html'>Konya Seydişehir'in 11 km güneydoğusunda yer alır. Suberde'de yapılan kazılarda 4 tabaka tesbit edilmiş, birinci tabaka İslamiyet, Bizans ve Roma dönemlerine ait buluntuları içermektedir. 2. ve 3. tabakalar neolitik döneme aittir. 4. tabakada herhangi bir buluntu ele geçmemiştir. 2. tabakada 15 cm kalınlığında kırmızı tuğla harcı ele geçmiştir. Küçük taşlarla döşenmiş zemin, kerpiç duvar parçaları ve çok kötü bir işçiliğe sahip sıva vardır. Kerpiç duvarların altında taş temel yer alır. 3. tabakada 125 cm kalınlığında yapılmış kahverengi tuğla parçaları ile birlikte bir ocak ve kül bulunmuştur. Suberde'de domuz dışında evcilleştirilmiş herhangi bir hayvan kalıntısı bulunmamıştır. Burada yaşayan halkın tarımla uğraştığını gösteren herhangi bir malzemede bulunmamıştır. Bu höyüğün 2. tabakasının Çatalhöyük 10. tabakadan eski olduğu 3. tabakanında keramiksiz çağdaşı olduğunu düşünebiliriz. 2. ve 3. tabakada herhangi bir mimari gelişim yoktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-3710723061274244206?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/3710723061274244206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=3710723061274244206&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/3710723061274244206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/3710723061274244206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/09/suberde.html' title='Suberde'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-975264261844353348</id><published>2007-09-07T14:14:00.000-07:00</published><updated>2007-09-07T14:22:07.629-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Höyük'/><title type='text'>Acemhöyük</title><content type='html'>Aksaray'ın 18 km kuzeybatısında Yeşilova kasabasında yer alır. 700x600 metre boyutlarında 20 metreyüksekliğinde büyükçe bir höyük ve onu çevreleyen bir aşağı şehirden meydana gelmiştir. Yapılan kazılar sonucu çok sayıda tabakanın tunç çağı ile Asur ticaret kolonileri çağına ait olduğu saptanmıştır. Aşağı şehirde de yalnızca Asur dönemi kalıntıları bulunmuştur. Bu yerleşim yeri en görkemli dönemini İÖ 2500 döneminden sonra Asur ticaret kolonileri çağında yaşar. İÖ 18. yüzyılda büyük bir yangın bu görkemli döneme son vermiştir. Bu yangından sonra şehir 2 kez daha inşa edilir, fakat bu dönem çok uzun sürmez İÖ 1700'den sonra yerleşke tamamen terk edilir. İÖ 6. yüzyılda uzun bir aradan sonra yerleşim yeri tekrar kurulur, Roma döneminin başına kadarda devam eder. Acemhöyük adınıda aldığı bu yerleşme yeri son olarak Yavuz Sultan Selim tarafından bölgeye yerleştirilen İran Azerileri bu höyüğü kullanmışlardır.&lt;br /&gt;     Buradaki ekonomik ve sosyal hayat hakkındaki bilgileri Asur ticaret kolonileri çağındaki çivi yazılı tabletlerden almaktayız. Bu tabletlerde "Büyük Kral" tarafından yönetilen üç kentten bahsedilmektedir. Bu kentlerden biride Acemhöyük'tür. Höyüğün güneyinde yer alan 3600 metrekarelik bir alana sahip 50 odalı 2 katlı Sarıkaya sarayı burdaki büyük kral tarafından kullanılıyordu. Bu sarayın dışında plan ve malzeme bakımından benzer bir sarayda höyüğün kuzeyinde yer alan Hatipler Sarayı'dır. Bunların dışında yine aynı malzemeden inşa edilmiş resmi işler dışında kullanılmış 2 büyük hizmet binası daha yer almaktadır. Hatipler Sarayı'nın yanında yer alan 2 metre çapında 12 fırın ve yanında yer alan mutfaklar saraylara hizmet için inşa edilmiş binalardır. Buradaki saraylarda ele geçen büyük çoğunluğuda sarı kaya sarayında&lt;br /&gt;saklı olan mühürlü kil tabletler Anadolu'nun en büyük höyüklerinden biri olan Acemhöyük'ün ticari ve sosyal ilişkilerde bulunduğu bölgeler hakkında bilgi verir. Buradaki mühürlerde Asur, Babil ve Suriye etkisi göze çarpmaktadır. Asur kralı Samsi-adad'a ve çağdaşı Mari ve Sim'al oğulları ülkesi kralı Yahdun-limin kızına ve Kargamış Kralı Aplahanda'ya ait olan kil tabletler en önemlileridir. Sarı kaya sarayının içindeki kazılarda bulunan fil ve su aygırı dişlerinden yapılmış yatak, taht parçaları, oyun tahtaları ele geçmiştir. Bu eşyalar motifler heykelcikler ve kabartmalarla bezenmiştir. Bozulmadan günümüze kadar gelmiş kırmızı boyalar, altın kakmalı eşyalar, güçlü ve görkemli bir sanatın varlığını göstermektedir. Ayrıca yine burada tamamen işlenmemiş fil dişi eserlerin ele geçmeside bunların burada yapıldığını gösteren bir atölyenin varlığını ispatlamaktadır. Bunların yanında çok sayıda opsidiyenden yapılmış vazo, kadeh, riton ve altın iplikle süslenmiş boncuklu kumaşlar sarayın renkli sanatından örnekler vermektedir. Bu görkemli hayatın ve zengin süs eşyalarının varlığının en önemli nedenide buranın zengin maden yataklarına yakın olmasındandır. Bütün bu özellikleri ile Acemhöyük bölgenin önemli bir maden&lt;br /&gt;merkeziydide diyebiliriz. Bütün bunların yanında tartıda kullanılan taş ağırlıklar, altın, gümüş, tunç, bakır ve kurşundan yapılmış süs eşyaları, heykelcikler, silahlar, ele geçmiştir. Dışarıda höyüğün 500 metre güneydoğusunda bulunan bir mezarlık ölülerin şehir dışına gömüldüğünü göstermektedir. Burada ölüler genelde yakılarak veya normal şekilde gömülmüştür. Küp gömü&lt;br /&gt;ve normal mezar gömüyü bir arada görmekteyiz. Yine bu mezara hediye olarak kemik fil dişi taş tunç kurşun altından yapılmış malzemeler bırakılmıştır. Araziye uygun olarak eğimli yağılmış sokakların genişlikleri 2 ila 4,5 metredir. Yollar çok az görünmekle beraber çakıl taşı çanak kırıkları ve kemik parçaları ile döşenmiştir. Konut olarakta kerpiç malzemeden yapılmış&lt;br /&gt;2 ila 5 odalı yamuk dikdörtgen ve kare planlı yapılar kullanılmıştır. Kilden yapılmış temiz su ve atık su kanalları yer almaktadır. Yerleşim yerindeki odaların seki altlarında çoğunlukla bebek ve çocuk çok azda olsa yetişkin cesetleri küp gömü veya normal gömü şeklinde gömülmüşlerdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-975264261844353348?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/975264261844353348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=975264261844353348&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/975264261844353348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/975264261844353348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/09/acemhyk.html' title='Acemhöyük'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-8907100269380179128</id><published>2007-09-07T03:00:00.000-07:00</published><updated>2007-09-07T03:55:58.180-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nümizmatik'/><title type='text'>Sikke Kullanımı</title><content type='html'>Sikke kullanılmadan önce ticari hayat çok büyük zorluklar içeriyordu.Değiş-tokuş sisteminde yapılan alışverişte istenilen şeyi hem almak, hemde karşı taraf ile anlaşmak zordu. Anlaşılsa dahi karşılığında verilecek  değeri hesaplamak ve getirmek gayet zordu. Bu değer genelde herkes için  önemli ve aynı değere sahip olduğundan buğday karşılığı hesaplanıyordu, bir anlamda buğday o zamanın para birimi idi.&lt;br /&gt;Ama artık şehirler oluşup büyümüş, yeni hizmet birimleri ortaya çıkmış, zamanın teknolojisi gelişmiş, sınıfsal ayrım daha belirginleşmiş bu da değerli bir madenin alışveriş aracı olarak kullanılmasına gerekli ortamı hazırlamıştır.İlk elektron (altın ve gümüş karışımı) sikke M.Ö. 7.yy ortalarında kullanılmaya başlanmıştır. Bu sikkelerde ön yüzde  aslan başı, arka  yüzde  bir  veya birkaç  tane çukur  darp edilmiştir.Yine  aynı döneme  yakın bir tarihte Kıbrıs adasında bazı elektronlar ele geçmiştir.Kıbrıs adası ve Ege bölgesinde  Gediz  nehrinin  etrafı  doğal elektron yönünden zengin bölgelerdi.Bu zenginlik ve diğer şartların da oluşmuş olması buralarda elektron sikkelerin kullanımını hızlandırmıştır.İlk dönem sikkellerinde şehir damgalarının yerine kralın veya zengin, soylu ailelerin simgesel darpları yeralmıştır.Buda gösteriyorki  ilk  dönemlerde sikke  aristokrat  kesim  ve  krallığın idaresi altında idi.Daha sonra zamanla demokrasinin gelişimesi ve şehir devletlerinin güçlenmesiylede  sikkeler üzerinde şehir veya halkın ortak olan değer simgeleri yer almaya başlamış halk tarafındanda kullanılarak gelişimini hızlandırmıştır.&lt;br /&gt;Önceleri sadece ön yüzde resim arka yüzde çukur olan sikke değişim geçirerek  ön yüzüne  halk tarafındanda kabül gören ortak bir simge (kral, tanrı, kahraman vb.) ile birlikte yazıt eklenmiş, arka yüzede çukur yerine ön yüzü tamamlayan bir resim ve basıldığı yeri belirten bir yazıt eklenerek gelişimini sürdürmüştür.Günümüzde kullanılan madeni ve kağıt paralar bile taslak olarak oazmandan çok farklılık göstermemektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-8907100269380179128?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/8907100269380179128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=8907100269380179128&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/8907100269380179128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/8907100269380179128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/09/sikke-kullanm.html' title='Sikke Kullanımı'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-8662294056497817456</id><published>2007-09-02T08:41:00.000-07:00</published><updated>2007-09-02T09:34:35.461-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anadolu Uygarlıkları Tarihi'/><title type='text'>Hitit Dini</title><content type='html'>Boğazköy'de ele geçen çok sayıda tablet, Yazılıkaya açık hava tapınağında kayaların üzerine resmedilmiş tanrı  ve tören kabartmalarından, Mısır ile olan siyasi ve kültürel ilişkilerinden yine Anadoludaki diğer  Hitit  yerleşim yerlerinden  ele geçen kaynak bilgiler  sayesinde Hitit  dini hakkında ayrıntılı bilgiler edinmekteyiz.&lt;br /&gt;Hititler gittikleri ve bulundukları  her bölge halkının  tanrılarını  kendi tanrıları olarak kabul etmişler  ve bunun sonucunda da çok tanrılı bir din ortaya çıkmıştır. Hatta bazı hitit metinlerde "bin tanrılı halk" diye geçmektedir.Çok tanrılı inanç sistemini Anadoluda Hitit öncesi ve sonrası ki dönemlerde de görmekteyiz ama ilk defa Hititlerde bu kadar kalabalık binlerle ifade edilen tanrı inancı görmekteyiz.&lt;br /&gt;Hititlerin baş tanrısı tanrı Teşuptur.Bir  çok tablette adını kaya kabartmalarında resmini daha önde ve en çok saygıyı gören tanrı olarak görmekteyiz.Karısı Hepat Teşuptan sonra ikinci sırdadır ve genelde onunla resmedilirken üçünçü derecede saygıyı gören ise yazıtlarda "Arinna şehrinin güneş tanrıçası" olarak geçen güneş tanrıçasıdır.&lt;br /&gt;Hitit dininde,  tanrılar adına ve sel, deprem gibi doğal felaketlerle salgın hastalıkların sebebi olarak gördükleri tanrıların kızgınlıklarını öğrenebilmek amacıyla düzenledikleri bayramlarda önemli bir yer tutar. Hitit bayramlarının sayısıda oldukça fazladır ama bunların içinden ilkbaharda düzenlenen Purilliyas ve AN-TAH-ŞUM-SAR bayramları en önemli iki bayramdır.Bayramlarda genelde Tanrı Teşup ve karısı Hepat önünde yer alan sunakta tanrılara kurbanlar adanıp, libasyon yapılırken çalgıçların yaptığı müzik eşliğinde dans edenler, gösteriler yapan cambazlar yer almaktadır.&lt;br /&gt;Hitit dininde büyü ve falcılık da önemli bir yer tutar. Falcılık konusunda da oldukça ilerlemiş bir halktır. Hititlerde büyü ve falcılığın önemini Babil fethinden dönen I.Murşilinin beraberinde getirdiği şair, sanatçı, bilim adamı ve falcılardan anlamaktayız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-8662294056497817456?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/8662294056497817456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=8662294056497817456&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/8662294056497817456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/8662294056497817456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/09/hitit-dini.html' title='Hitit Dini'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-4558024792302279641</id><published>2007-08-30T14:00:00.000-07:00</published><updated>2007-09-17T12:21:13.908-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mitoloji'/><title type='text'>Mitoloji</title><content type='html'>Mitoloji: Mitos + logos=söz, nutuk veya zamanında geçen olaylar anlamına gelir. Mitos, Yunancada söz, öykü demektir. Mitoslar insan ülke topluluklarını ve tabiat olaylarını kişileştirerek henüz sırrını çözemedikleri hayatın ve evrenin görünümlerine birer anlam kolaylığı bağlamak ihtiyacından doğmuştur. Tabiat üstü ve fizik ötesi konuların yanı sıra tabiat kuvvetleri ile yarışa girmiş, onlarla savaşmış ilk kahramanların kimliklerini ve destanlarını anlatan bir daldır. Mitoslar doğa kuvvetlerinin kişileştirilmesi canlı varlıklar veya ölümsüz tanrılar halinde tasarlanmıştır. Destan kahramanları mitoslardaki tanrılar ve tanrısal konular hayattaki insanlar arasındaki ilişki kuramlarıdır. İlk çağların insanlarından tabiat kuvvetlerinin fizik ve epik konularını yansıtan dizelerinde başlangıcıdır. İlkel insanların fizik atılımlarına ek olarak metafizik ve psikolojik davranışı belgelerler. Taşıdıkları sevgi gücü yer yer insan yaratılışındaki zaaf ve tutkuları çağlar üstü bir kesinliğe çok yönlü bir kullanış imkanına bağlamış olmaları ile mitoslar bugünde sanatın yararlandığı bir ilham ve kültür kaynağıdırlar. Mitoslar bilgisi ve mitosların&lt;br /&gt;sistemli bir şekilde toplamı demek olan mitolojinin diğer bütün milletlerin ilk çağ efsanelerinden önce bir tür latin öykülerini öykülerini getirmesi Yunan ve Latin mitolojisinin yüzyıllardır Avrupa sanat ve edebiyatını en geniş ölçüde beslemekte olmalarından gelmektedir.&lt;br /&gt;Mitoloji, söylenen veya duyulan söz, masal, öykü, efsane bilimi anlamına gelir. İnsanlar duyduklarını anlatırken akıllarında biçimlendirdikleri süslü sözler ekleyerekte hikayeleri abartarak  anlatmışlardır. Bunlar şair ruhlu insanlar ise kulağa daha hoş gelecek şekilde anlatılmıştır. Belirli bir uygarlığa yada dinsel geleneğe uygun inançları uygulamalı kuralları yada doğa olaylarını açıklamak amacıyla görünüşte yaşanmış olayları aktaran ama din ve törenlerle bağlantılı çoğunlukla kökeni bilinmeyen ve en azından kısmen geleneğe dayanan söylenceler, aynı zamanda din ve başlangıçtaki olayların efsanevi anlatım tarihidir.&lt;br /&gt;Bu çok özel mahiyetteki karakterleri anlatımında ve hikaye edinişinde tabiat üstü varlıklar&lt;br /&gt;bir yada birden fazla merkezi bir rol oynamaktadır. İnsanın yaratılışında var olan doğaya anlama ve yorumlama eğilimi evrenin yapısını ve oluşumunu açıklamaya yöneltmiş ve yaratılış mitosu ortaya çıkmıştır. Mitos insanın kendisi ile doğayla ve kendisini açtığı duyumsadığı güçlerle çok özel bir münasebetini ifade biçimi olmuştur. Mitolojik düşünce insanın kendisi ile bir değer ve anlam kazandığı böylece insanın insana köle olmasını engelleyici bir güç kuşağı oluştururken doğayı insan için daha yaşanılır ve katlanır kılmaya vasıta olan araç yerine geçer. Toplumun ve dünyanın nasıl ve niçin yaratıldığını insanların bu şart içinde varoluşlarını anlatmak kendilerini kuşatan doğayı verimli tanımaları için zorunlu bilgiler vermek amacına yöneliktir. Mitoloji dünyası eski kültür dillerinin dünyasıdır. Burada yer alan olaylar tarihi zamanın dışında yer alan efsanevi bir zamanda cereyan edip giderler. Mitolojik anlatımların pek çok özelliği arasında başlıcası onun zaman içerisinde yerleştiği çerçevesidir. Mitolojik anlatımların geçerliliğide sözü edilen zaman ve mekanın ışığında oluşmasında yapılandır. Kronolojik tarih ve zamanın dışında kutsal bir zaman olarak değerlendirilmesinde mitolojik olguların kahramanları güncel zamanın dışında bulunduklarından her asır ve her zaman kesitinde onlarla çağdaş olunabilinmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-4558024792302279641?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/4558024792302279641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=4558024792302279641&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4558024792302279641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4558024792302279641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/mitoloji.html' title='Mitoloji'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-7895541011894669870</id><published>2007-08-24T10:16:00.000-07:00</published><updated>2007-08-24T10:55:11.626-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Definecilik Hikayeleri'/><title type='text'>Horozun Yaptığına Bak</title><content type='html'>Bizim hocayla arkadaşları güzel bir yer keşfetmişlerdir. Anlatılanlara göre bu bakacakları alanda tonlarca osmanlı altını vardır ve tam yerini horoz belirleyecektir. Horozun onlara yer göstermesi için de sabah güneş doğmadan önceki aydınlık zaman ile güneş doğana kadar olan zaman dilimi arasındaki vakittir. Hoca ve arkadaşları geceden horozlarını da yanlarına alarak keşif bölgesine gelip güneş doğmadanki ilk ışıkla harekete geçerler. Zavallı horozun ayağına uzunca bir ip  bağlayıp arazide  dolaştırmaya başlarlar.  Definenin olduğu yerde boynunda muska olan lekesiz beyaz horoz ötecektir. Ama ne hikmetse horoz bir türlü ötmez ve güneş ışıklarıda artık arkadaşların üzerine doğmuştur.&lt;br /&gt;-Hocam güneşde doğdu ne olacak şimdi.&lt;br /&gt;-Valla bilmiyom ki.&lt;br /&gt;-Ama hocam burada define var hemde tonlarca.&lt;br /&gt;-Yahu bende biliyom ama.&lt;br /&gt;-Hocam belki horoz ötmeyi bilmiyo.&lt;br /&gt;-yok heralde bu yaşını doldurmamıştır çünkü burada define var biliyom.&lt;br /&gt;Gün iyice  ışıyınca  horoza bakarlar  ve  şu sözle hepsi rahatlar;&lt;br /&gt;-Hocam bu horozda ben var baksana.&lt;br /&gt;Hoca:&lt;br /&gt;-Tabi ya gece onun bunun kümesine girer karanlıkta beyaz horoz getirsen olacağı bu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-7895541011894669870?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/7895541011894669870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=7895541011894669870&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7895541011894669870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7895541011894669870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/horozun-yaptna-bak.html' title='Horozun Yaptığına Bak'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-8824224247291105705</id><published>2007-08-24T09:56:00.001-07:00</published><updated>2007-08-24T10:05:53.332-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eser tanımlamaları'/><title type='text'>Altın Testi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs8N3GqQgQI/AAAAAAAAACE/LG-f0nbXy_0/s1600-h/hatti-mahmatlar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs8N3GqQgQI/AAAAAAAAACE/LG-f0nbXy_0/s400/hatti-mahmatlar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102312143165882626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;   Alacahöyük prens mezarlarında bulunmuş (M.Ö.2100-2000) tarihlerine ait altın testi. Hatti sanatı örneğidir. Anadoluda Hitit ve Frigler'de bolca örneğini gördüğümüz gaga ağızlı testi formundadır. Üzeri geometrik desenlerle  bezenmiştir.  Mezar  hediyesi  olarak  kullanılmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-8824224247291105705?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/8824224247291105705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=8824224247291105705&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/8824224247291105705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/8824224247291105705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/altn-testi.html' title='Altın Testi'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs8N3GqQgQI/AAAAAAAAACE/LG-f0nbXy_0/s72-c/hatti-mahmatlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-6615390531735358488</id><published>2007-08-23T14:56:00.000-07:00</published><updated>2007-08-23T14:58:06.987-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eser tanımlamaları'/><title type='text'>Ana Tanrıça</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4CxWqQgPI/AAAAAAAAAB8/6vRFTbYCxi0/s1600-h/earliest6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4CxWqQgPI/AAAAAAAAAB8/6vRFTbYCxi0/s320/earliest6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102018474777018610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Resimdeki eser M.Ö. 7000-5500 yılları arasındaki Neolitik Dönem'e aittir. Kadının doğurganlığından dolayı bereketle bağdaştırlımış olup ilk çağlardan beri hemen hemen her kültürde bir ana tanrıça kültü vardır. Buradaki ana tanrıça heykelide Çatalhöyük'te bulunmuştur. İri vücut hatları bereketi ve doğurganlığı simgelemektedir. Her kültürde var olan bu ana tanrıça idolü kültürlerin kendi dillerinde isimlendirildiği için içerik olarak aynı olan bu kültür isim olarak zengin bir literatüre sahiptir. Örneğin Frigler'de Kibele, Hititlerde Kubaba, Eski Yunan'da Artemis olarak isimlendirilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-6615390531735358488?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/6615390531735358488/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=6615390531735358488&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/6615390531735358488'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/6615390531735358488'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/ana-tanra.html' title='Ana Tanrıça'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4CxWqQgPI/AAAAAAAAAB8/6vRFTbYCxi0/s72-c/earliest6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-7291322573222872151</id><published>2007-08-23T14:53:00.000-07:00</published><updated>2007-08-23T14:55:55.268-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eser tanımlamaları'/><title type='text'>Hurri ile Şerri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4CRmqQgOI/AAAAAAAAAB0/hbHc9LMnsNQ/s1600-h/image045sd.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4CRmqQgOI/AAAAAAAAAB0/hbHc9LMnsNQ/s200/image045sd.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102017929316172002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hititlerin baştanrısı Teşub'un kutsal boğalarıdır. Bazı betimlerde Tanrı Teşub'un arabasını çekerkende görmekteyiz. Hemen hemen bütün kutsal içerikli tasvirlerde Tanrı Teşub'un yanında görmekteyiz. Boğalardan biri geceyi, diğeri gündüzü simgeler. Bu eserler Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-7291322573222872151?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/7291322573222872151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=7291322573222872151&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7291322573222872151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7291322573222872151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/hurri-ile-erri.html' title='Hurri ile Şerri'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4CRmqQgOI/AAAAAAAAAB0/hbHc9LMnsNQ/s72-c/image045sd.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-6679842587340344279</id><published>2007-08-23T14:48:00.000-07:00</published><updated>2007-08-23T14:52:49.641-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eser tanımlamaları'/><title type='text'>Hasanoğlan Heykelciği</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4BdmqQgNI/AAAAAAAAABs/JCnAMzPvXkc/s1600-h/normal_ana_tanrica.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4BdmqQgNI/AAAAAAAAABs/JCnAMzPvXkc/s320/normal_ana_tanrica.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102017035962974418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ankara ili Elmadağ ilçesi Hasanoğlan beldesi sınırları içerisinde ele geçirilmiş M.Ö. 2100-2000&lt;br /&gt;yıllarına ait Hatti sanatının güzel bir örneğidir. Rastlantı sonucu Hasanoğlan'da kayaların arasında bulunmuştur. Muhtemelen mezar hediyesi olarak düşünülüp yapılmış; baş, göğüs, gövdedeki kemer ve ayaklarındaki halhallar altından yapılmıştır. Eserin baş yapısının arkası Hititler'de altın ve gümüşten yapılmış, dini törenlerde sıvı sunu (libasyon) yapılmakta kullanılan testilerin üzerindeki desenlerle benzerlik göstermektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-6679842587340344279?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/6679842587340344279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=6679842587340344279&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/6679842587340344279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/6679842587340344279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/hasanolan-heykelcii.html' title='Hasanoğlan Heykelciği'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rs4BdmqQgNI/AAAAAAAAABs/JCnAMzPvXkc/s72-c/normal_ana_tanrica.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-4754276668405231345</id><published>2007-08-23T04:24:00.000-07:00</published><updated>2007-08-23T04:25:43.959-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anadolu Uygarlıkları Tarihi'/><title type='text'>Grek dini</title><content type='html'>Yunanistan merkezli Grek dininde tanrılar ve heroslarla zenginleştirilmiş mitolojilerle dolu&lt;br /&gt;bir dinin varlığı görülür. Grekler tanrıları insan gibi düşünmüşler, bunun sonucunda da tanrıların hayatları ile kendi hayatları arasında benzerlik kurarak açıklamaya çalışmışlar ve bu sayede oldukça renkli bir din ortaya çıkmıştır. Grek dini asıl olarak tanrılar adına yapılan adak, kurban, libasyon (sıvı bir şeyi tanrıya sunmak örneğin kurban kanı) şenlik ve olaylardan meydana gelir. Grek dünyasının değişik bölgelerinde yerel dini özellikle Atina Akropolü'nde kutlanan ve bütün grekleri bir araya toplamayı amaçlayan dini şenlikler önemli bir yere sahiptir. Klasik Yunanistan'da Olympia, Pythia, İstmia, Nemea adlı büyük bayramlar vardı. Bunlar arasında Tnarıça Athena onuruna dört yılda bir düzenlenen kadın ile erkek yarışmacıların birlikte katıldığı Pon Athenaia oyunları tanrıça Demeter ve kızı Kore (Persephone) için düzenlenen baharın müjdecisi sadece kadınların katıldığı Thesmophorien şenlikleri ile greklerin baş tanrısı Zeus için düzenlenen sadece çıplak erkeklerin katıldığı ve dört yılda bir düzenlenen olimpiatlar sözünü ettiğimiz yarışmaların en önemlileri oluşturmaktadır. Artemis için Anadolu'da kutlanan Leukoferien bayramlarıda anmya değerdir. Greklerin ölüm sonrasına ilişkin düşünceleride son derece ilginçtir. Ölülerin mezarlarında maddi olarak yaşadıklarına inanan Grekler bunun için çeşitli eşya ve sunular hazırlayarak mezara bırakırlardı. Mezarın iç kısmına bırakılan bu&lt;br /&gt;hediyelerle yetinmeyen Grekler mezarın üstü için üzerinde kabartmalı figürlerin bulunduğu mezar stelleri dikmişlerdir. Heykeller yontarak mezarlar üstüne hazırlamışlar, üzerlerini Kline ve Ekfora sahneleri ile bezemişlerdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-4754276668405231345?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/4754276668405231345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=4754276668405231345&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4754276668405231345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4754276668405231345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/grek-dini.html' title='Grek dini'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-2005134589998031596</id><published>2007-08-16T13:08:00.000-07:00</published><updated>2007-08-19T09:22:02.708-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anadolu Uygarlıkları Tarihi'/><title type='text'>Urartular</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;Urartu Siyasal Tarihi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İÖ 13-11. yüzyıllar arasında Anadolu topraklarının güneyinde büyük bir medeniyet olan Asur devleti sürekli bulunduğu toprakların kuzeyine ani baskınlar düzenleyip yağmalıyordu. Burda yaşayan küçük beylikler bu yağma saldırılarına karşı koyabilmek için Nairi Konfederasyon'u adı altında birleşmişlerdi. İÖ 9. yüzyıl yarısında Asur krallığı yağma seferlerini arttırmış ama kral Aramu ve I. Sarduri komutasındaki Urartu ordusu güçlü bir direnişle Asur kralına karşı koymuştur. İÖ 9. yüzyılın ortasında Urartu krallığını Litupri oğlu I. Sarduri yönetirken başkent Tuşpa'da (bugünkü Van) güçlü bir savunma yapabilmek için burada birde kale inşa ettirmiştir. Kral Menua dönemine kadar Urartu devleti feodal beyliklerin kurduğu topluluktan oluşuyordu.&lt;br /&gt;İçişlerinde serbest olan bu feodal beylikler Urartu devleti'ne küçük miktarda vergiler ödediklerini, savaşlara kendi güçleri ile katılan ve savaş ganimetlerinden pay aldıkları Urartu çivi yazılı belgelerinde bahsedilen metinlerden anlamaktayız. İşpuini oğlu Menua (İÖ 810-786) zor şartlar altındada olsa merkeziyetçi bir devlet yönetimi oluşturmayı başarmıştır. Kral Menua tarım alanında büyük işler başarmış antik dönemde örneği olmayan baraj ve sulama kanalları yaparak hem ekonominin sürekliliğini sağlamış hemde tarımsal anlamda bir devrim yapmıştır. Kritik bölgelerde otoriteyi sağlayabilmek amacıyla askeri yönetim merkezleri kurmuş, inşa ettiği yolların güvenliğini sağlamış, feodal beyliklerde zaman içerisinde güçsüzleşerek kurulmuş olan Urartu devletine katılmışlardır. Kral Menua ülke topraklarına kattığı her yeni bölgeye valiler&lt;br /&gt;atayarak merkezin gücünü arttırmış, bu gelenek diğer krallar tarafındanda devam ettirilerek düzenli bir devlet sistemine geçilmiş diyebiliriz. Bu sistem Asur kralı III. Tiglatpileser'i etkilemiş, aynı düzeni kendi ülkesindede korumuştur. Urartu krallık merkezinde kral ve ailesi yönetimde söz sahibi iken taşrada askeri bölgelerde merkezden atanan valiler tarafından yönetilirdi.&lt;br /&gt;Urartu krallığı babadan büyük oğula geçen monarşik bir sistemdi. Örneğin Urartu kralı İşpuini hayatta ve sağlıklı iken yönetimi oğlu Menua'ya bırakmıştır. Kral Menua'da yazıtlardan anlaşıldığı üzere bu geleneği yönetiminin ilk yıllarında kaldırmıştır. Kral Menua büyük oğlu İnuşpua'yı taht ortaklığından çıkarıp, veliahtlığına son vermiştir. Bu olaydan sonrada Urartu krallığındanki tahtın babadan büyük oğula geçmesi ve Urartu krallarının veliahtlarının kendilerine taht ortağı ilan etmeleri geleneği son bulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0); font-weight: bold;"&gt;Urartu Dini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Urartu devletinin dinide Anadolu'daki diğer devletlerde olduğu gibi çok tanrılı bir din olup&lt;br /&gt;ve tanrılar güçlerine göre sıralanarak tanrının gücü orantısında kurban kesmişlerdir. Urartu dini&lt;br /&gt;hakkındaki bilgileri az sayıdaki çivi yazılı tablet, seramik ve tapınak duvarlarındaki betimlerden&lt;br /&gt;elde etmekteyiz. Urartu tanrı isimleri ile diğer medeniyet inançlarındaki tanrı isimleri birbirlerine benzerlik içermektedir. Hemen hemen her dinde olduğu gibi Urartu dininde de tanrının yanına bir tanrıça karısı olarak ifade edilmiştir. Urartuların baş tanrısı Haldi karısı ise Arubani idi. Tanrı Haldi hem baş tanrı hemde kralı kutsayan bir savaş tanrısıdır. Bu yüzden tanrı Haldi adına yapılan tüm tapınaklarda savaş kültü ile alakalı kılıç, ok, yay, kalkan, sadak, kemer ve miğferler burada saklanırdı. Ayrıca tanrı Haldi adına bağ, bahçe, kapı, kült merkezleri su ve sulama kanalları inşa edilmiştir. Urartuların ikinci tanrısı tanrı Teişeba'dır. Hitit tanrısı&lt;br /&gt;Teşub ile isim benzerliği vardır ve onun simgeside boğadır. Fırtına ve gök gürültüsü tanrısıdır. Karısı tanrıça Hepat'tır. Urartuların üçüncü sıradaki tanrısı GÜneş tanrısı Şivini'dir. Karısı tanrıça Tuşpuea'dır. Urartu devleti dini hakkında en iyi bilgiyi Urartu kralı Menua oğlu İşpuini tarafından İS 9. yüzyılın sonlarına doğru yapılan ve her kapı yazıtında elde etmekteyiz. Bu yazıtta 79 tanrı adı törenlerde onlara adanacak sığır ve koyun sayısı yazılmıştır. Bundanda anlıyoruzki Urartu'da tanrılara kurbanlar savaş kazanmak, toprak verimliliğini arttırmak ve&lt;br /&gt;dualarının kabulü için adanmıştır. Urartular su kaynaklarını, mağaraları, yüksek dağları, kayalıkları ve ağaçları kutsal sayıp tapınıyorlardı. &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Su kenarlarına balık yontuları yapıp (muhtemelen balıklar tanrıları simgeliyordu.) suyun kutsallığını,&lt;/span&gt; mağaralara meher kapı yazıtında olduğu gibi kurban kesilerek kutsallaştırıldığını kayaların sağlam ve kalıcılığından dolayı üzerine tanrılarını resmederek sonsuza dek yaşayacaklarını ve gücünü betimlemeleri ve ağacada bir çok betimde önünde tapınılan bir nesne olarak resmedilmesinden ağacındanda kutsallaştırıldığını anlamaktayız. Bu anlattığımız tamamen saray dini ile ilgili inançlardır. Urartu halk dini ayrı bir sınıflandırma konusudur. Fakat bu konuda pek fazla bilgi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0); font-weight: bold;"&gt; Urartu Ölü Gömme Geleneği&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Urartularda ölüler soylu sınıfından gelenler ve krallar görkemli kaya mezarlarına gömülürken halk ölülerini basit mezarlara gömüyordu. İki çeşit ölü gömme geleneği vardı. Yakarak gömü ve normal gömü. Normal gömü pek fazla örneği görülmemekle beraber azda olsa kullanılmıştır. Yakarak gömü Urartularda hem soylu hem halk sınıfında en çok kullanılan ölü gömme geleneğidir. Bu tarz gömüde cesedin yakılan külleri bir küp içerisine konulur, üzeri yassı bir taşla kapatılır ve küpün omuz kısımlarında delik açılarak ölünün ruhunun özgürleştirilmesine izin verilir. Diğer toplumlarda da olduğu gibi Urartularda da ölüm sonrası yaşamın devamına inanıldığı için ölen kişinin özel eşyaları kendisi ile beraber gömülürdü. Urartularda kaya mezarları ihtişamlı bir mimari yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Oda sayısı birden fazladır. Kayalara önce giriş oyulur daha sonra bura avlu olarak algılanıp etrafına odalar yapılır. Bu odalarda da karşımıza çıkan nişlere ölü hediyeleri, sekilerede ölü konulmuştur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-2005134589998031596?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/2005134589998031596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=2005134589998031596&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2005134589998031596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2005134589998031596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/urartular.html' title='Urartular'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-5768601156558292797</id><published>2007-08-14T15:05:00.000-07:00</published><updated>2007-08-14T15:10:28.577-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anadolu Uygarlıkları Tarihi'/><title type='text'>Hititler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsInuHVjejI/AAAAAAAAABU/49Q39g7WHmA/s1600-h/ads%C4%B1z.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsInuHVjejI/AAAAAAAAABU/49Q39g7WHmA/s400/ads%C4%B1z.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098681401333742130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-5768601156558292797?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/5768601156558292797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=5768601156558292797&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/5768601156558292797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/5768601156558292797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/hititler.html' title='Hititler'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsInuHVjejI/AAAAAAAAABU/49Q39g7WHmA/s72-c/ads%C4%B1z.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-4152161288882071451</id><published>2007-08-12T23:40:00.000-07:00</published><updated>2007-08-13T00:29:56.057-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='definecilik'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;table id="HB_Mail_Container" height="100%" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0" unselectable="on"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr height="100%" width="100%" unselectable="on"&gt;&lt;td id="HB_Focus_Element" valign="top" width="100%" background="" height="250" unselectable="off"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Rastlantı sonucu buluntu:&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Define aramak sabır, bilgi ve birikim istediği gibi bazen tesadüfler sonucuda bulunabilir.Bir tarla sürerken, meralarda hayvan otlatılırken veya normal bir gezintiye çıkarken hiç hesapta olmayan bir zamanda hiç düşünülmemiş bir şans önümüze çıkıverir. Defineler yeraltına gömülmüş istenildiğinde gelinip bulunabilecek şekilde işaretler yardımıyla gömülmüş malzemelerdir.Ama  bazen çok fazla zaman olmadığından alelacele yüzeye gömülmüş veya hiç gömülmeden terkedilmek zorunda kalınılmış ve zamanla deprem yıkımıyla, toprak kaymasıyla, sel baskınlarıyla yer altında kalmıştır.Çok derinde olmaması nedeniyle çok hafif jeolojik yer değişimleri ve insan hayvan etkileri ile yüzeye çıkabilmektedir.Örneğin Lübnan'daki bir mağara öğrenci gezisi sırasında, hasanoğlan heykelciği bir rastlantı sonucu, troya hazinesi bir efsaneden yola çıkılarak bulunmuşlardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Köstebekler de toprağı sürekli kazdıkları için bazen onlarında yüzeye çıkardıkları topraklar içinde herhengi bir malzeme veya ip ucu olabilir.Ki hepimiz bu şeklde herhangi bir hikaye duymuşuzdur hepsi gerçek olmasa bile bazılarının gerçeklik payları vardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Araştırma  sonucu buluntu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;:Bilgi, birikim ve deneyimlerimizi kullanarak alınacak yasal define kazı izniyle de daha rahat sonuca ulaşabiliriz.Bu yöntemde yüzey araştırması, buluntuların değerlendirilmesi, arazinin coğrafik ve yaşama elverişlilik koşulları önemlidir.Yüzey  araştırması içinde bazı zaman ve koşullar önemlidir.Daha önce kazılmış vehareketlilik gören topraklar etrafına göre daha yumuşaktır, bitki örtüsü seyrek ve kısa boyludur, kışın ıse karı etrafına göre daha geç tutar ve daha çabuk eritir.Bununda sebebi toprak  toprak altına insan eli ile konulan maddelerin yapmış olduğu kimyasal tepkimelerdir.Bir başka yöntem  de sabah güneş doğduktan hemen sonra veya batarken çekilen hava fotoğraflarıdır.Çünkü bu saatlerdeki ışığın etkisiyle zemin farklılığı ve bitki örtüsü değişimi çok rahat farkedilir.bu yöntemi yüksek bir yerden de araziyi dikkatli bir gözlemle kullanabiliriz.     &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr unselectable="on" hb_tag="1"&gt;&lt;td style="FONT-SIZE: 1pt" height="1" unselectable="on"&gt;&lt;div id="hotbar_promo"&gt; &lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-4152161288882071451?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/4152161288882071451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=4152161288882071451&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4152161288882071451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4152161288882071451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/rastlant-sonucu-buluntu-define-aramak.html' title=''/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-2595632507528759922</id><published>2007-08-12T11:45:00.000-07:00</published><updated>2007-08-12T11:49:59.795-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='definecilik'/><title type='text'>Define çeşitleri</title><content type='html'>*Bulunulması için gömülen defineler: Çeşitli sebeplerle daha sonra uygun bir zamanda işaretlerle&lt;br /&gt;yeri belirtilmiş gelinip alınmak üzere gömülen definelerdir. Bunlarıda kendi aralarında  sınıflandırabiliriz.&lt;br /&gt;1. Kral defineleri : Bu defineler dönemin krallarına ait olup savaş veya felaket zamanlarında kendinden sonraki neslinin bulup iktidarını ve gücünü devam ettirebilmesi için gömülmüş ganimet definelerdir.&lt;br /&gt;2. Halk defineleri : Eski dönemlerde güvenliğin zayıf olması ve bankaların olmaması insanların birikimlerini daha güvenli olacağı düşüncesi ile belli işaretler yardımı ile toprak altına saklamalarıdır.&lt;br /&gt;3. Eşkıya defineleri : İnsanlardan zorla aldıkları kıymetli eşyaları kaçak oldukları için gömme veya saklama mecburiyeti hissetmişlerdir. Bunlar öldükten sonrada genelde sakladıkları yerde kalmıştır. Yine onlarda işaret kullanarak saklamışlardır.&lt;br /&gt;4. savaşçı defineleri : Savaştan aldıkları ganimetleri sürekli savaştıkları için belli bir yere daha sonra almak üzere saklayıp işaretledikleri definelerdir.&lt;br /&gt;*Kutsal amaçlı gömülen defineler: Geçmişte insanlar doğal afetlerden korunmak ve tanrılardan yardım istemek için tapınaklar veya sunklar yapıp buraya adaklar adar, hediyeler bırakırlardı. Tapınakların içi dolduğu vakit yeni hediyelere yer açmak için bütün hediyeleri toplu olarak çukurlara gömerlerdi. Bu hediyelerin içinde heykeller, altın kaplar, seramik gibi malzemeler bulunabilir.&lt;br /&gt;*Doğal afetler sonucu yer altında kalan defineler: Bazen öyle felaketler gelirdiki bir tek insan dahi sağ kalmaz, bütün yerleşim yerle bir olabilirdi. Bu felaketler deprem, yanardağ patlamaları, sel gibi olaylardır. Hiç bir şeye fırsat kalmadığı için bunlar tamamen toprak altında kalmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-2595632507528759922?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/2595632507528759922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=2595632507528759922&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2595632507528759922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2595632507528759922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/define-eitleri.html' title='Define çeşitleri'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-1634020355299451714</id><published>2007-08-12T11:41:00.000-07:00</published><updated>2007-08-12T11:44:32.992-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='definecilik'/><title type='text'>Definecilik ve işaretlerin dili</title><content type='html'>Zengin geçmişe sahip olan topraklarımız beraberinde halkımızda define merakınıda ileri seviyelere taşımıştır. Bilinçsiz kazılar hem doğaya hem tarihi fazlasıyla tahrip etmiştir. İnsanlar arasında yaygın olan kanı höyük olsun tapınak olsun veya farklı bir yerleşim yeri olsun akla ilk gelen buralarda define olabileceği düşüncesidir. Bu düşünce yanlış ve tarihe zarar veren bir olgu haline gelmiştir. Her eski yerleşim bir define bölgesi anlamına gelmemeli iyice araştırılmalı bulunduğu bölgenin stratejik konumu ticaret yolları ile bağlantısı maden kaynaklarına yakınlığı sanatsal gelişimi göz önünde bulundurulmalı. Definelerin toprak altına gömülmesinin sebepleri farklılıklar gösterir. Kimi bulunduğu yerde doğal afetler, savaş sonrası acele bir göç sebebiyle bırakılmıştır. Kimide bilinçli olarak gömülmüş olup daha sonra gelip almak maksadıyla  işaretlenmiştir. Bütün işaretlerde define anlamına gelmemeli. İşaretler defineyi anlattığı gibi bir devletin simgesi, bir kral veya beyin mührü, dini bir simgeyi veya kötülüklerden korunmak için yapılmış bir büyüyüde temsil eder. Anadolu'da en çok rastladığımız işaretlerin veya figürlerin anlamları şu şekildedir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Çıplak kadın:&lt;/span&gt; Bu figür dini bir simge olmakla beraber defineyide işaret eder. Anadolu'da genelde bu figür kadının doğurganlığından dolayı bereketi ifade ederken ana tanrıçayı simgelemiştir. Bunun yanında çıplak veya hamile olması o civarlarda saklı bir defineyide simgeleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Balık:&lt;/span&gt; Balık figürleri genelde su yataklarına yakın bölgelerde rastlanılan bir işarettir. Dönemin sanatçıları veya insanları balık avcılığını simgelemek için kullanmışlardır. Bunun yanında define işareti olarakta gömen kişi tarafından kullanılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Ayak İzi:&lt;/span&gt; Bir çok kültürde korunmak amacıyla yerleşim yerlerine veya mağara girişlerine yapılmıştır. Tuzağıda simgelemektedir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Akrep:&lt;/span&gt; Tehlike ve zorluğu simgeler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Küp:&lt;/span&gt; Bölgede bir hazine bulunduğunu işaret eder.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Halka:&lt;/span&gt; Tuzağı simgeler. Bunun yanında küçük ve derin oyulmuş halkalar mezar yapılarını işaret eder.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Haç:&lt;/span&gt; Bunlar genelde dini simge olarak kullanılmıştır. Duvarlara boyalı olarakta yapılan haçlar sanatsal bir motiftir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Yılan:&lt;/span&gt; Korunma ve büyü amaçlı olduğu gibi defineyide simgelemektedir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tavuk:&lt;/span&gt; Defineyi simgeler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tavuk ve civcivler:&lt;/span&gt; İkisinin beraber olması definenin büyüklüğünü simgeler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;At:&lt;/span&gt; Gücü ve orduyu simgeler. Şahlanmış vaziyetteki at hazinenin büyüklüğünü ve yönünü işaret eder.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;El izi:&lt;/span&gt; Boyalı, kabartma veya oyma olabilir. Genelde korunmayı simgeler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Boğa:&lt;/span&gt; Dini bir ögedir. Tapınmayı simgeler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Aslan:&lt;/span&gt; Gücü simgeler. Kralın iktidarı ve koruma simgesidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Karışık yaratıklar:&lt;/span&gt; Korku ve büyüyü simgeler. (sfenks, aşırı büyük fantastik yaratıklar gibi)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Buğday başağı:&lt;/span&gt; Zenginlik ve bereket işaretidir. Defineyide simgeler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Ok ve Yay:&lt;/span&gt; Avcılığı ve av için zengin bölgeleri işaret eder.&lt;br /&gt;Bütün bu işaretleri yorumlarken yapılacak en güzel iş kendimizi geçmişteki insanların yerine koyarak düşünmektir. Çünkü her ne kadar zaman değişti, teknoloji geliştiysede işaret dili, inanç, büyücülük ve falcılık günümüzede geçmişten gelip aynı şekilde devam etmektedir. İşaretlerin yapıldıkları zemin baktıkları yön ve bulundukları bölge önemlidir, değerlendirirkende bütün bunları gözönünde bulundurmalıyız. İşaretler hemen hemen her yörede aynı olabilir&lt;br /&gt;ama aynı şeyi ifade etmeyebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-1634020355299451714?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/1634020355299451714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=1634020355299451714&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/1634020355299451714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/1634020355299451714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/definecilik-ve-iaretlerin-dili.html' title='Definecilik ve işaretlerin dili'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-7266896631552568300</id><published>2007-08-10T12:37:00.000-07:00</published><updated>2007-08-10T12:41:54.113-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Höyük'/><title type='text'>İnandıktepe Höyüğü</title><content type='html'>Çankırı ilinin 22 km güneyinde İnandık köyü yakınlarında yer alan bir hitit yerleşimidir.&lt;br /&gt;70x50 metre boyutlarındaki höyük yüksek bir tepede inşa edilmiş olup 4 yapı katmanına sahiptir. Son yapı katı ortaçağ dönemine ait bir kiliseyi 2., 3. yapı katları Frigleri, 4. ve ilk yapı katmanıda Hitit denemine aittir. Burdaki en önemli yapı bir tapınak yapısıdır. Bu tapınak sekiler halinde aşağıdan yukarıya kadar arda arda odalardan düzenlenmiş bir yapıdır. Duvarlarda malzeme olarak kalker taşı çatıda ahşap kullanılmıştır. 2 katlı yapı olup birde teras katına sahiptir. Sıvalı olan taş duvarlar badanalanmıştır. Yapı birde yangın geçirmiş olup yangın sırasında büyük erzak küpleri depoda kalmıştır. Oda zeminleri toprak dökülerek sıkıştırılmış, çok az odada ise taş döşenmiştir. İnandıktepe höyüğünde çok sayıda kutsal amaçlı seramik kaplar bulunmuştur. Bunların içinde en önemlisi üzerinde Hitit dini törenlerini anlamamızda yardımcı olacak kabartmalı 4 kabartma firizli, 2 geometrik desenli toplam 6 firizden oluşan&lt;br /&gt;İnandıktepe Vazosu'dur. Bu vazonun üzerindeki betimlerden Hitit sosyal yapısını, dini inanışlarını, dini törenlerini, giydikleri kıyafetler ve tanrıları hakkında bilgi edinebilmekteyiz. Bu vazo ele geçen başka bir örneği olmadığı için kıymetli bir eserdir. Birinci firizde tören kapları, tören yemeği, çalgıcılar eşliğinde sunağın etrafına oturmuş tanrıların yemeği ve onlara bir anlamda tapınan iki rahibin dansı resmedilmiştir. İkinci firizde fırtına tanrısının kaide üstünde duran kutsal hayvanın boğa heykeli önünde kurban edilmesi ve devamında lir çalan bir çalgıcı eşliğinde dua eden kralın tanrıya boğa kanı adaması betimlenmiştir. Üçüncü firiz tanrı ve tanrıçayı temsilen kral ve kraliçenin kutsal evlenme sahnesi resmedilmiştir. Dördüncü firiz evlenme sahnesidir. Erkek başını arkaya çevirmiş, çalgı çalan kadına bakmaktadır. Bunun devamında da çalgıcı erkekler arasında gösteri yapan iki akrobat vardır. Kral ve kraliçenin kutsal evlilik sahnesinde devam eden bu friz Hitit halkının evlenme törenini kutsamasını resmeder.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-7266896631552568300?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/7266896631552568300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=7266896631552568300&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7266896631552568300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7266896631552568300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/inandktepe-hy.html' title='İnandıktepe Höyüğü'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-2710852131458013153</id><published>2007-08-09T13:57:00.001-07:00</published><updated>2007-08-09T14:01:08.797-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölü gömme gelenekleri'/><title type='text'>Küp Gömü</title><content type='html'>Bir tür ölü gömme geleneğidir. Soylu zenginlerden ziyade sadece halkın kullandığı bir sistemdir. Anadolu'da sık görülen bir ölü gömme geleneğidir. Ölü küp içerisine genelde "hoker" (bebeğin ana rahmindeki duruş şekli) tarzı konulur. Bazende ceset yakılarak külleri küp içerisine yerleştirilir. Halka ait olduğu için içerisine genelde ölü hediyesi konulmaz. Konulanlarda günlük yaşamda kullanılan basit malzemelerdir. Bu küplerde ya yerleşimin içine yada yerleşim yerine yakın yerlerde toprağa gömülür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-2710852131458013153?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/2710852131458013153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=2710852131458013153&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2710852131458013153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2710852131458013153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/kp-gm.html' title='Küp Gömü'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-7128393384653063671</id><published>2007-08-09T13:15:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:34:41.469-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nümizmatik'/><title type='text'>Sikke (para) kullanılmadan önceki ticari hayat</title><content type='html'>Sikke veya günümüzdeki deyimiyle para kullanılmadan önce farklı alışveriş yöntemleri denenmiştir. İnsanlara yerleşik hayata geçmeden önceki dönemlerde böylesi bir ticaret aracına ihtiyaç duymuyorlardı. Zaten küçük olan topluluklar kendilerine yetecek kadarki ihtiyaçlarını topraktan tarım yoluyla, hayvandan avcılıkla sağlıyordu. Süreklide yer değiştirdikleri için kendilerine yük etmemek için çok fazlaya malzemeyede ihtiyaç duymuyorlardı. Neolitik dönemde insanlar yerleşik hayata geçtikten sonra küçük veya büyük kentler oluşmaya&lt;br /&gt;başlamıştı. Yerleşim yerleri büyüyüp geliştikçe ihtiyaçlar artıyor, yeni meslekler ortaya çıkmaya başlıyordu. Buda zorunlu bir iş bölümünü getirmişti. O dönemde en önemli kaygılardan biri güvenlikti. Herkes hep birlikte aynı işi yapamayacağı için farklı meslek dallarıda oluşunca insanların ihtiyaçlarıda artıp değişiklik göstermeye başladı. İlk önce ticaret gelişim gösterdi. Panayır alanları kuruldu. Buralardanda alışveriş yapmak için insanlar değiş-tokuş (barter) sistemini kullandı. Belli bir zaman sonra insanlar için bu sistem zorluklar çıkarmaya başladı. Çünkü insanlar bir arada yaşadıkça zamanın teknolojiside gelişim göstermeye başladı. Bu gelişimle beraber ortaya çıkan yeniliklerde farklı bir ihtiyaç ve lüks olmaya başladı. Bunu karşılamakta değiş-tokuş için zor oldu. Karşı tarafta var olan bir malzeme bir değirinin ihtiyacı iken almayı düşünen kişinin elindeki malzeme karşı tarafın ihtiyacı olamaya biliyordu. Buda insanları farklı yönlere sevketti. İlk önceleri "ingot" (külçe; ki bu bazen hayvan derisi şeklinde metalden yapılmışta olabiliyordu.) kullanılmaya başlandı. Bunun yanında da herkesin ortak ihtiyacı olan buğday o zamanın parası olarak değer kazanmıştı. Zamanla altın ve gümüş gibi değerli metaller keşfedilince, parçalandığı vakitte değer kaybetmediği için yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Bundan sonra her metale kıymeti kadar değer biçilerek ticaret yapmak biraz daha kolaylaştı, gelişti ve bununla beraber dışarı açılma kültürler arası alışveriş ve etkileşimde arttı. Değiş-tokuş sistemi her ne kadar beraberinde zorlukları getirmişsede günümüzde bile halen kullanılan bir sistemdir.  Çok az olmakla beraber ulaşımı zor olan köy yerleşimlerine giden halk dilinde çerçi olarak bildiğimiz satıcılar bu sistemin çağdaş dönem uygulayıcılarıdırlar. örneğin halen bile köylerde bu tür insanlardan yün, yumurta, buğday, süt  ve süt ürünleri karşılığı alışveriş yapılmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-7128393384653063671?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/7128393384653063671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=7128393384653063671&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7128393384653063671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7128393384653063671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/sikke-para-kullanlmadan-nceki-ticari.html' title='Sikke (para) kullanılmadan önceki ticari hayat'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-6067029322402268746</id><published>2007-08-08T04:51:00.000-07:00</published><updated>2007-08-19T03:18:00.393-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölü gömme gelenekleri'/><title type='text'>Kaya Mezarları</title><content type='html'>&lt;table id="HB_Mail_Container" unselectable="on" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="100%" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr width="100%" unselectable="on" height="100%"&gt;&lt;td id="HB_Focus_Element" unselectable="off" background="" height="250" valign="top" width="100%"&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Kaya mezarları Anadolu'da muhtemeldirki halkın soylu zümresi için yapılmış bir mezar türüdür. Bulunması ve ulaşılması kolay olduğu içinde hemen hemen hepsi açılmış veya soyulmuştur.Bu gün kaya mezarlarından bize kalan onları olduğu gibi koruyup geleceğe aktarmak.Kaya mezarları kayanın içine tek bir odalı veya birden fazla oda şeklinde oyularak yapılır. Odanın  içerisine ölünün yatırıldığı bir seki yapılır, yanınada özel eşyaları konulur.Yer seçimi yapılırkende genelde yüksek kayalıklara ve cepheden bakıldığında dikkat çekmeyen bölgelere yapılır. Bu ölü gömme geleneği en sık Urartular'da görülmekle beraber Anadolu'nun diğer bölgelerinde de eski uygarlıklar tarafından kullanılmıştır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsgYSWqQgLI/AAAAAAAAABc/uuIhz03MiGY/s1600-h/kaya+mezar1.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsgYSWqQgLI/AAAAAAAAABc/uuIhz03MiGY/s400/kaya+mezar1.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5100353281596620978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsgYsGqQgMI/AAAAAAAAABk/zqtGiT1RqiE/s1600-h/kaya+mezar+2.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsgYsGqQgMI/AAAAAAAAABk/zqtGiT1RqiE/s400/kaya+mezar+2.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5100353723978252482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr unselectable="on" hb_tag="1"&gt;&lt;td style="font-size: 1pt;" unselectable="on" height="1"&gt;&lt;div id="hotbar_promo"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-6067029322402268746?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/6067029322402268746/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=6067029322402268746&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/6067029322402268746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/6067029322402268746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/kaya-mezarlar.html' title='Kaya Mezarları'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RsgYSWqQgLI/AAAAAAAAABc/uuIhz03MiGY/s72-c/kaya+mezar1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-638878923347583390</id><published>2007-08-07T12:47:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:31:57.449-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='definecilik'/><title type='text'>Yüzey Araştırması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RrjQNXVjeiI/AAAAAAAAABM/1yAi6IR0-9o/s1600-h/1.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RrjQNXVjeiI/AAAAAAAAABM/1yAi6IR0-9o/s320/1.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5096051906391013922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aranılacak materyal için en önemli özelliklerden biri aranılan bölgenin çok iyi bilinmesi , oranın&lt;br /&gt;coğrafi konumunun, doğal şartlarının, toprak yapısı, yaşama elverişli olup olmaması, savunma biçiminin değerlendirilmesi gerekli unsurlandandır. Bunları ayrı ayrı ele almak gerekirse şu şekilde sınıflandırabiliriz;&lt;br /&gt;I- Araziyi dolaşıp etüt etmek gerekir. Araziyi dolaşmak içinde senenin bazı dönemleri çok önemlidir. Mesela kışın başlarında daha önceki zamanlarda kazılan, yaşanılan veya herhangi bir materyalin gömülü olduğu yerler kar yağdığı zaman karı geç tutar, diğer yerlere görede üzerindeki kar daha çabuk erir. Diğer zamanlarda da bitki örtüsü etrafına göre daha seyrektir. Aynı zamanda araştırılan bölge çevresine göre doğal şartları değerlendirilerek yaşama uygun olup olmadığı gözlenmelidir. Şöyleki su kaynaklarının çokluğu bölgenin savunmasının&lt;br /&gt;kolaylığı toprakların tarıma elverişliliği ve bu elverişli toprakların sürülmesinin kolay olup olmayacağı değerlendirilmelidir. Çünkü günümüzdede olduğu gibi insanlar geçmiştede şartların en kolay olduğu yerde yaşamayı tercih etmiştir. Ama bu insanların diğer yerleride kullanmadığı anlamına gelmez. Kendilerine ait kıymetli özel eşyalarını çok farklı yerlerede gmmüşlerdir. Bunuda daha sonra başka bir başlık altında inceleyeceğiz.&lt;br /&gt;II- Arazide bulduğumuz seramik parçaları bize bazen çok güçlü ipuçları verebilir.Seramikler geçmişten günümüze ulaşabilen, kullanıldığı dönem ve toplum hakkında kültürel ve ticari anlamda bize sağlam bilgiler sunmaktadır.Öyleki seramikler üzerinde geç antik dönemlerde spor faaliyetleri, dini inanışlar, ticari ilişkiler, toplumsal yaşantı seramikler üzerine resmedildiği için okuyadabilirsek yeteri kadar bilgiyi bize verirler.&lt;br /&gt;III- Arazide bulduğumuz maden parçaları, madenin işleniş biçimi, işçiliği, kalitesi bize o toplum hakkında maddi yapısı hakkındada bilgi verir.&lt;br /&gt;IV- Arazide olabilecek bir işaret o bölgenin kullanım amacınıda bize gösterir. Geniş bir alana yayılmış sık duvar kalıntıları bir yaşam bölgesini, doğa üstü güçlere sahip bir betim tanrıyı tanrıda kutsal bir alanı, sıralı gömülmüş büyük küpler depo veya mezarı(küp gömü erken dönemlerden çok geç dönemlere kadar anadolu'da görülen bir ölü gömme geleneğidir.) boyalı veya oyma bir el işareti korunması gerekli bir bölgeyi gösterebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-638878923347583390?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/638878923347583390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=638878923347583390&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/638878923347583390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/638878923347583390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/yzey-aratrmas.html' title='Yüzey Araştırması'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/RrjQNXVjeiI/AAAAAAAAABM/1yAi6IR0-9o/s72-c/1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-1600125185087270282</id><published>2007-08-05T06:52:00.000-07:00</published><updated>2007-08-24T10:15:32.173-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Definecilik Hikayeleri'/><title type='text'>Sofradaki Horoz</title><content type='html'>Bilindiği gibi zengin bir kültürel mirasa sahip olan Anadolu toprakları üzerinde yaşayan insanlarımızda aşırı bir define merakı vardır. Bu bazen tarihe zarar verirken bazende komik olaylar yaşanmasına sebep olmuştur. Defineciler arasında en yaygın olan arama metodu kendisini dini yönden bilgili tılsımları çözebilen ve büyü ile altın bulabileceğine inanan insanlardan yardım almaktır.&lt;br /&gt;  Zamanın birinde bir Anadolu köyünde tonlarca altın olduğu dilden dile dolaşarak efsaneleşmiştir. Bu öykülerin halk arasında fazlaca abartıldığını biliyoruz. Köy halkından bir kaç kişide adını duydukları bir hocadan telefon yoluyla yardım isterler. Hoca onlara geleceğini o yöreyi inceleyip onlara yardımcı olabileceğini söyler. Ama bir şartı vardır. Oraya geldiğinde üzerinde leke olmayan bembeyaz yaşını doldurmuş bir horoz ister. Bu horozu ayağına bağlayacağı bir muska ile sabah güneş doğmadan önce havanın aydınlanmaya başlayacağı saatte definenin olduğu söylenen araziye bırakılarak gezdirilecek ve horozun öttüğü yerde definenin olduğu yer tespitedilecektir. Hoca ayrıntısı ile anlatmamıştır ama tarif ettiği gibi bir horozun hazır olmasını ister. Daha sonra hoca kararlaştırdığı tarihte o köye gider. misafirperver anadolu halkı hocasını karşılar ve ilk önce ona uzun yoldan geldiği için aç olup olmadığı sorulur. Hocada elbette açım der. Ve ona sofra hazırlanır. Sofrada hoca için kesilip pişirilmiş horoz eti vardır. Yemek yenildikten sonra çay faslına geçilir. Çay içilirken gidilecek bölge ve hocanın istediği horozun hazır olup olmadığı hoca tarafından sorulur. Ev sahibi horozun hazır olduğunu gidip hanımından isteyip geleceğini söyleyerek odadan çıkar. Bir kaç dakika sonra ev sahibi asık bir surat içeri girer ve aynen şu cevabı verir "Hocam biz hanıma horozu ayırmasını söylemiştik ama tam olarak ne yapması gerektiğini söylemediğimiz için onlar o horozu senin için keserek sofraya koymuşlar. Yani anlayacağın hocam bir o horozu yedik."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-1600125185087270282?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/1600125185087270282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=1600125185087270282&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/1600125185087270282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/1600125185087270282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/yaanm-komik-define-hikayeleri.html' title='Sofradaki Horoz'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-2829026430592135811</id><published>2007-08-04T12:21:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:30:41.436-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölü gömme gelenekleri'/><title type='text'>Tümülüs</title><content type='html'>Tümülüs kelimesi latince bir kelime olup türkçe karşılığı yığma tepedir. Genelde zengin olan  insanlar ve krallara ait mezar yapılarıdır. Anadolu'da başta Frigler olmak üzere bir çok medeniyet bu mezar sistemini kullanmıştı. Tümülüsün büyüklüğü gömülü kişinin statüsüne bağlı olarak değişebilir. Tümülüsler genelde zemine oturtulan bir odanın üstüne toprak yığılarak yükseltilir. Mezar odası merkezde olabileceği gibi farklı yerlere yerleştirilebir. Bunun sebebi içerisine konulan değerli eşyaları mezar hırsızlarından korumaktır. Çünkü günümüzde olduğu gibi geçmiştede tümülüsler sürekli soyulma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tümülüslerde Mimari Yapı:&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İlk önce zeminde genelde kare şeklinde kerpiç veya taştan bir mezar odası yapılır. Üzeri ahşapla örtülür. İçerisindede cesedin üzerine konulduğu bir seki yapılır, bazen masada konulabilirdi. Giriş için herhangi bir yön seçilmez. Bazen uzunlukları değişebilen koridorlarlada dışarı giriş bırakılabiliyordu. Mezar odası bittikten sonra üzerine çakıl taşları dökülür su sızdırmaması içinde çakılın üstüne kalın bir kil tabakası dökülür. Bu işlemlerden sonrada bildiğimiz toprak dökülerek istenildiği oranda yükseltilebiliyordu. Çok az görülmekle beraber bazen bunları koruması için farklı yönlere bekçi kulübesi içerisinede bekçinin cesedi ve yemek ve içki kapları konulabiliyordu. Bazı örneklerdede düz zemin yerine doğal kayalıklarda kullanılabiliyordu.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tümülüslere Konulan Hediyeler:&lt;/span&gt; Mezar odasının içerisine cesedin yanına ölüm sonrası yaşama inanıldığı için yemek ve su kaplarının yanında gömülen kişiye ait özel eşyalarıda konulabiliyordu. Hatta bazen bu kişiye ait çok sevdiği ve hayatında özel bir yere sahip olan atıda konulabiliyordu. Bu kişinin savşçı özelliği varsa kendisine ait zırh, kalkan, kılıç gibi savaş malzemeleride konulabilir. Örneğin Frig kralı Midas'a ait tümülüste kendisine ait özel eşyalarının yanında atı, zırhı, ve kılıcıda konulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Ülkemizde Sık Görüldüğü Yerler:&lt;/span&gt; Başta Friglerin başkenti Polatlı-Gordion'da olmak üzere İçanadolu bölgesi, Ege bölgesi ve çok sık olmamakla beraber Doğu Anadolu ile diğer bölgelerdede görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-2829026430592135811?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/2829026430592135811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=2829026430592135811&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2829026430592135811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2829026430592135811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/08/tmls.html' title='Tümülüs'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-211684068594049918</id><published>2007-07-21T07:51:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:33:01.924-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Koleksiyonculuk ve define yasaları'/><title type='text'>Yasal Definecilik İçin Bilinmesi Gerekenler</title><content type='html'>Yasal izinle kazı yapabilmek, tarihi zenginliklerimizi tanıyabilme ve koruyabilmek için hepimizin bilmesi zorunlu olan mevzuat ve kanunlar aşağıdadır.&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 17pt; line-height: 12.8pt; margin-top: 5.65pt; text-align: left;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size:10;"&gt;                             XI. Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının   korunması&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 17pt; line-height: 12.8pt; text-align: left;"&gt;  &lt;b&gt;&lt;span style="font-size:10;"&gt;MADDE 63&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size:10;"&gt;.   – Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını   sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 17pt; line-height: 12.8pt; text-align: left;"&gt;  &lt;span style="font-size:10;"&gt;Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet   konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine   yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 17pt; line-height: 12.8pt; text-align: left;"&gt;                                                 &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mevzuat Listesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;pre&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/pre&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                       Araştırma, kazı ve sondaj izin yasağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 49 - Türkiye'deki elçilik ve konsolosluklar mensuplarına, araştırma, kazı ve sondaj izni verilmez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                    Define arama&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 50 - Define aramak isteyenlere, bu Kanunun 6 ncı maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak belirtilen yerler ile tespit ve tescil edilen sit alanları ve mezarlıklar dışında, Kültür ve Turizm Bakanlığınca define arama ruhsatnamesi verilebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Define aramak isteyenlere aynı süre içinde birden fazla yerde arama izni verilemez. Define arama izni, başkalarına devredilemez. Bu iş için bir başkası tevkil olunamaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Define aramada, Kültür ve Turizm Bakanlığından ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarından temsilci olarak gönderileceklerin yolluk ve yevmiyeleri ile zaruri giderleri arayıcı tarafından karşılanır. Bu iş için gerekli olan ödenek, Bakanlıkça, define arayıcısından peşinen tahsil edilip bir Devlet bankasına yatırılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Arama ruhsatının verilmesi, define arayıcıdan istenecek belgeler, aramanın yapılması, çıkan defineden arayıcıya tanınacak haklar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının birlikte düzenleyeceği yönetmelikte belirtilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                        İkramiyeler ve Cezalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 64 - Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yer üstünde, yer altında ve su altında bulunan taşınır kültür varlıklarını 4 üncü maddede yazılı makam ve mercilere, aynı maddede yazılı süreler içerisinde haber verenlere:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;a) Bulunan varlık, bunların mülkü içinde ise bu Kanunun 24 üncü ve 25 inci maddeleri uygulanır. Ayrıca ikramiye verilmez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;b) Bulunan varlık başkasının mülkü içinde ise Kültür ve Turizm Bakanlığınca varlığın değeri dikkate alınarak, takdir olunacak bedelin % 80'i ikramiye olarak bulan ile mülk sahibi arasında yarı yarıya paylaştırılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;c) Kültür varlığı Devlete ait arazide bulunmuş ise, takdir olunacak bedelin % 40'ı bulana ikramiye olarak verilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;d) Nerede bulunursa bulunsun haber verilen kültür varlığı korunması gerekli nitelikte olmadığı takdirde haber verenlere bu Kanunun 25 inci maddesindeki işlem uygulanır. Ayrıca ikramiye verilmez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;e) Nerede olursa olsun yeni bulunup da 4 üncü maddede yazılı süreler içinde haber verilmediğinden dolayı gizlenmiş sayılan kültür varlıklarını haber verenler ile, bunları yakalayan kamu görevlilerine, 1905 sayılı "Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber verenlere Verilecek İkramiyelere Dair Kanun"da taşınır mallar için gösterilen oranlar dahilinde tespit edilen bedel ikramiye olarak verilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;f) Yukarıdaki fıkralardan herhangi biri uyarınca kültür varlıklarını bulan, haber veren veya yakalayan kişiler birden fazla ise verilecek ikramiyeler bunlar arasında eşit olarak paylaştırılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;g) Yukarda belirtilen ikramiyelerin tahakkuk ve tediyesine ait işlemler Maliye ve Kültür ve Turizm bakanlıklarınca birlikte hazırlanacak yönetmelik esaslarına göre yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                   Cezalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 65 - Bu Kanunun 9 uncu maddesine aykırı hareket edenler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;a) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarara uğramalarına kasten sebebiyet verenler iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu fiiller korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçır- mak maksadıyla işlenmiş ise yukarıda belirtilen cezalar bir kat artırılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;b) Sit şartlarına ve korunma planlarında, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurullarınca belirlenen alanlarda öngörülen şartlara aykırı izinsiz inşaat yapan veya yaptıranlar bir yıldan üç yıla kadar ağır hapis ve ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;c) Bu Kanunda belirli usuller dışında usulsüz yıkma veya imar izni verenler iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası, ayrıca ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                     Usulsüz belge verenler, ilan ve tebligat yapanlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 66 - Bu Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan yasaklara aykırı olarak belge verenler, suç diğer kanunlarda daha ağır bir cezayı gerektirmediği hallerde, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya ka- dar ağır para cezası ile; bu Kanunun 7 nci maddesinde yer alan ilan veya tebligatı bilerek, süresinde usulüne uygun yapmayanlar ise, üç aydan bir yıla kadar hapis, beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                        Haber verme sorumluluğuna - kültür varlığı ticaretine ve                                                                                     ikametgahı ticarethane olarak gösterme yasağına aykırı hareket edenler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 67 - Bu Kanunun 4, 27, 28 inci maddelerine aykırı hareket edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                          Yurt dışına çıkarma yasağına aykırı hareket edenler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 68 - Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davrananlara, beş yıldan on yıla kadar ağır hapis, yüzbin liradan üçyüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ayrıca kültür ve tabiat varlığına el konularak müzeye teslim edilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu fiillerin işlenmesi sırasında kullanılan her türlü eşya ve araçlara el konulur. Kamu kuruluşlarına ait eşya ve araçlar bu hükmün dışındadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                   Tetkik ve kontrole muhalefet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 69 - Bu Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan tetkik ve kontrolle muhalefet edenler ile 41 inci maddede yer alan nakil işlerine aykırı hareket edenler altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                     Özel mülkiyete konu olanlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 70 - Bu Kanunun 24 üncü maddesine aykırı hareket edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                    Kazı, sondaj ve araştırmaya ilişkin hükümlere aykırı hareket&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 71 - Bu Kanunun 38, 42 ve 43 üncü maddelerine aykırı hareket edenler ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                     Kamu personeline ilişkin kararlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 72 - Bu Kanunun uygulanmasında, görevli kamu personeli hakkında yapılacak iş ve işlemler ve alınacak her türlü kararlar ve bu kararlara karşı yapılacak itirazlar, öncelikle incelenir ve sonuçlandırılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                    Özel müze ve koleksiyonculara ilişkin hükümlere aykırı hareket&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 73 - Bu Kanunun 26, 30 ve 31 inci maddelerine aykırı davrananlara,suç daha ağır bir cezayı gerektirmiyorsa üç aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş- bin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası verilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                       İzinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapanlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 74 - Ruhsatsız sondaj ve kazı yapanlara, iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası; izinsiz define araştıranlara da bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası; izinsiz araştırma yapanlara ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası verilir. Bu fiilleri yurt dışına kültür varlıklarını kaçırma amacıyla yaptıkları anlaşılanlar ve bu fiili işleyenler kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler ise bu maddede yazılı cezanın iki katı verilir. Bu kişilerin ellerinde bulunan kültür varlıkları, bedel ödemeksizin alınıp, ilgili müzelere teslim edilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                 Cezaların artırılması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 75 - Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, onuncu babının 1 inci ve 2 nci fasıllarında yazılı suçların konusu bu Kanunun kapsamına giren kültür varlıkları ise, muayyen olan ceza üçte birinden az olmamak üzere, iki katına kadar artırılarak hükmolunur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                      Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 23 - Korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;a) (Değişik: 17/6/1987 - 3386/9 md.) Jeolojik, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait, jeoloji, antropoloji, prehistorya, arkeoloji ve sanat tarihi açılarından belge değeri taşıyan ve ait oldukları dönemin sosyal, kültürel, teknik ve ilmi özellikleri ile seviyesini yansıtan her türlü kültür ve tabiat varlıkları;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Her çeşit hayvan ve bitki fosilleri, insan iskeletleri, çakmak taşları (sleks), volkan camları (obsidyen), kemik veya madeni her türlü aletler, çini, seramik, benzeri kab ve kacaklar, heykeller, figürinler, tabletler, kesici, koruyucu ve vurucu silahlar, putlar (ikon), cam eşyalar, süs eşyaları (hülliyat), yüzük taşları, küpeler, iğneler, askılar, mühürler, bilezik ve benzerleri, maskeler, taçlar (diadem), deri, bez, papirus, parşümen veya maden üzerine yazılı veya tasvirli belgeler, tartı araçları, sikkeler, damgalı veya yazılı levhalar, yazma veya tezhipli kitaplar, minyatürler, sanat değerine haiz gravür, yağlıboya veya suluboya tablolar, muhallefat (religue'ler), nişanlar, madalyalar, çini, toprak, cam, ağaç, kumaş ve benzeri taşınır eşyalar ve bunların parçaları,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Halkın sosyal heyetini yansıtan, insan yapısı araç ve gereçler dahil, bilim, din ve mihaniki sanatlarla ilgili etnografik nitelikteki kültür varlıkları.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Osmanlı Padişahlarından Abdülmecit, Abdülaziz, V. Murat, II. Abdülhamit, V.Mehmet Reşat ve Vahidettin ve aynı çağdaki sikkeler, bu Kanuna göre tescile tabi olmaksızın yurt içinde alınıp satılabilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu madde kararına girmeyen sikkeler bu Kanunun genel hükümlerine tabidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;b) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle, Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna ait tarihi değer taşıyan belge ve eşyalar, Mustafa Kemal ATATÜRK'e ait zati eşya, evrak, kitap, yazı ve benzeri taşınırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                               Yönetim ve gözetim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 24 - (Değişik: 17/6/1987 - 3386/10 md.) Devlet malı niteliğini taşıyan korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının Devlet elinde ve müzelerde bulundurulması ve bunların korunup değerlendirilmeleri Devlete aittir. Bu gibi varlıklardan gerçek ve tüzelkişilerin ellerinde bulunanlar, değeri ödenerek Bakanlık tarafından satın alınabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;23 üncü maddenin (a) bendinde belirtilen etnografik mahiyetteki kültür varlıklarının yurt içinde alımı, satımı ve devri serbesttir. Alımı, satımı serbest bırakılacak etnoğrafik eserlerin hangi devirlere ait olacağı ve diğer nitelikleri ile kayıt ve tescil şartları bir yönetmelikle belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ve Atatürk'e ait korunması gerekli taşınır kültür varlıkları, Bakanlık, Milli Savunma Bakanlığı veya Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nca satın alınabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ancak, bu tip eserlerden her ne suretle olursa olsun yurt dışına çıkarılacakların kontrolü, Bakanlığa bağlı müzelerce yapılabileceği gibi bazı gümrük çıkış kapılarında bulundurulacak ihtisas elemanlarınca da yapılabilir. Hangi kapılarda ihtisas elemanı bulundurulacağı bir yönetmelikte belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yapılan kontrol sonunda bu tip eserlerden yurt dışına çıkmasında sakınca görülenler tespit edilerek değerlendirilmeleri yurt içinde yapılmak şartıyla, sahiplerine iade edilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu maddede belirtilen ve alım, satımı serbest bırakılan eserlerde Devletin rüçhan hakkı mahfuzdur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                       Müzelere alınma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 25 - Dördüncü maddeye göre Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile 23 üncü maddede belirlenen korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bilimsel esaslara göre tasnif ve tescile tabi tutulurlar. Bunlardan Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler, usulüne uygun olarak müzelere alınırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnifi, tescili ve müzelere alınmaları ile ilgili kıstaslar, usuller ve esaslar yönetmelikte belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Türk askeri tarihini ilgilendiren her türlü silah ve malzemenin bulundukları veya ihbar edildikleri yerde, tarihi niteliklerinin araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi Genelkurmay Başkanlığınca yapılır. Tasnif ve tescil dışı bırakılan ve müzelere alınması gerekli görülmeyenler, sahiplerine bir belge ile iade olunurlar. Belge ile iade olunan kültür varlıkları üzerinde, sahipleri her türlü tasarrufta bulunabilirler. Bir yıl içinde sahipleri tarafından alınmayanlar, müzelerde saklanabilir veya usulüne uygun olarak Devletçe satılabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                           Müze, özel müze ve koleksiyonculuk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 26 - Bu Kanunun kapsamına giren kültür ve tabiat varlıklarına ait müzelerin kurulması, geliştirilmesi Kültür ve Turizm Bakanlığının görevlerindendir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzelkişilerle vakıflar, Kültür ve Turizm Bakanlığından izin almak şartıyla, kendi hizmet konularının ve- ya amaçlarının gerçekleştirilmesi için her çeşit kültür varlığından oluşan koleksiyonlar meydana getirebilir ve müzeler kurabilirler. Ancak, gerçek ve tüzel- kişilerle vakıflar tarafından kurulacak müzelerin faaliyet konuları ve alanları, yapılacak başvuruda beyan olunan istekleri değerlendirerek, Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilecek izin belgesinde belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Gerçek ve tüzelkişilerce kurulacak müzeler, Kültür ve Turizm Bakanlığının izin belgesinde belirlenen konu alanlarına inhisar etmek şartı ile, taşınır kül- tür varlığı bulundurabilir ve teşhir edebilirler. Bu müzeler de, taşınır kültür varlıklarının korunması hususunda Devlet müzeleri statüsündedirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Anılan müzelerin kuruluş amacı, görevi ve yönetim şekil ve şartları ile, gözetim ve denetimi yönetmelikle belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Devlet müzeleri içerisinde özel bir ihtisas ve araştırma müzeleri olan askeri müzelerin kurulması, yaşatılması, malzemenin ve uğraş konularının tayin ve tespiti Genelkurmay Başkanlığına aittir. Bu müzelerin görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma düzenleri, Milli Savunma Bakanlığının, Kültür ve Turizm Bakanlığıyla birlikte hazırlayacağı bir yönetmelikte belirtilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Gerçek ve tüzelkişiler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilecek izin belge- siyle korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından oluşan koleksiyonlar mey- dana getirebilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Koleksiyoncular faaliyetlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirmek ve yönetmelik gereğince, taşınır kültür varlıklarını envanter defterine kaydetmek zorundadırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Koleksiyoncular, ilgili müzeye tescil ettirerek, koleksiyonlarındaki her türlü eseri onbeş gün önce Kültür ve Turizm Bakanlığına haber vermek şartı ile kendi aralarında değiştirebilir veya satabilirler. Satın almada öncelik Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                         Kültür varlığı ticareti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 27 - Yirmibeşinci madde gereğince tasnif ve tescil dışı bırakılan ve Devlet müzelerine alınması gerekli görülmeyen taşınır kültür varlıklarının ticareti, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu ticareti yapmak isteyenler, Kültür ve Turizm Bakanlığından ruhsatname almak zorundadırlar. Bu ruhsatnameler üç yıl için geçerlidir. Bu sürenin bitimin- den bir ay önce ruhsatname yenilenebilir. Bu Kanun hükümlerine aykırı hareket edenlerin ruhsatnameleri, süresine bakılmaksızın iptal edilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                          İkametgahını ticarethane olarak gösterme yasağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 28 - Kültür varlığı ticareti yapanlar belli bir ticaret yeri göstermek mecburiyetindedir. Ancak, ikametgahlarını hiçbir zaman, ticarethane veya depo olarak gösteremezler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                  Ticarethane ve depoların kontrolü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 29 - Kültür varlığı ticareti yapanların işyerleri ve depoları yönetmelikte belirlenen esaslar dahilinde Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerince denetlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                       Haber verme zorunluluğu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 30 - Kamu kurumu ve kuruluşları (Belediyeler ve il özel idareleri dahil, vakıflar, gerçek ve tüzelkişiler satacakları eşya ve terekeler arasında bulunan veya yapacakları müzeyedelerdeki satışlara konu olan taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile koleksiyonları, önce Devlet müzelerine haber vermeye ve göstermeye mecburdurlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültür ve tabiat varlıkların- dan meydana getirilen koleksiyonları kuracağı komisyonun takdir edeceği bedel üzerinden satın alabilir. Bunlardan hazineye intikal etmiş olup da müze koleksiyonlarına girmesi lüzumlu görülenler, Devlet Ayniyat Yönetmeliği hükümlerine göre Kültür ve Turizm Bakanlığına devrolunurlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Birinci fıkrada sözü edilen, kamu kurumu ve kuruluşları, vakıflar, gerçek ve tüzelkişiler satacakları veya ve terekeler arasında bulunan veya yapacakları müzayedelerdeki satışlara konu olan askeri tarihimize ait kültür varlıkları ile silah ve askeri malzeme koleksiyonlarını Genelkurmay Başkanlığına haber vermeye ve göstermeye mecburdurlar. Bu kültür varlıklarından hazineya intikal etmiş olup askeri müzelerin koleksiyonlarına girmesi lüzumlu görülenler Devlet Ayniyat Yönetmeliği hükümlerine göre Milli Savunma Bakanlığına devrolunurlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 31 - (Mülga: 17/6/1987 - 3386/18 md.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                           Yurt dışına çıkarma yasağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 32 - Yurt içinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları yurt dışına çıkarılamaz. Ancak, milli çıkarlarımız dikkate alınarak, bunların hertürlü hasar, zarar, tehdit veya tecavüz ihtimaline karşı, gideceği ülke ma- kamlarından teminat almak ve sigortalanmak şartı ile, yurt dışında geçici olarak sergilendikten sonra geri getirilmelerine; Kültür ve Turizm Bakanlığınca teşkil edilecek yükseköğretim kurumlarının Arkeoloji ve Sanat Tarihi bilim dallarının başkanlarından oluşan bilim kurulunun kararı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Türkiye'deki kordiplomatik mensupları, Türkiye'ye girişlerinde beyan ederek beraberlerinde getirdikleri yabancı kökenli kültür varlıklarını, çıkışlarında beraberlerinde götürebilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yurt dışına geçici olarak sergilenmek üzere kültür ve tabiat varlıkları gönderilmesi esasları ile, Türkiye'deki kordiplamatik mensuplarına beraberlerinde getirdikleri bu tür varlıkların giriş ve çıkışlarında yapılacak işlemler, istenecek belgeler ve ilgili diğer hususlar Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının birlikte düzenleyecekleri yönetmelikte belirtilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                             Yurt dışından getirme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 33 - Yurt dışından kültür varlığı getirmek serbesttir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                      Kopya çıkarma &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 34 - Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ören yerleri ve müzelerdeki taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının öğretim, eğitim, bilimsel araştırma ve tanıtma amacı ile fotoğraflarının ve filmlerinin çekilmesi, mulaj ve kopyalarının çıkartılması Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine bağlıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu hususlarla ilgili esaslar, yönetmelikte tespit olunur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                          Genel Hükümler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kanun Numarası: 2863&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kabul Tarihi : 21/7/1983&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yayımlandığı R.Gazete: Tarih: 23/7/1983 Sayı: 18113&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                       Genel Hükümler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                            Amaç&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 1 - Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                         Kapsam&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 2 - Bu Kanun; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hususları ve bunlarla ilgili gerçek ve tüzelkişilerin görev ve sorumluluklarını kapsar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                              Tanımlar ve kısaltmalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 3 - Bu Kanunda geçen tanımlar ve kısaltmalar şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;a) Tanımlar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(1) "Kültür varlıkları"; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim,kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(2) "Tabiat varlıkları"; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(3) "Sit"; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(4) "Koruma"; ve "Korunma"; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri; taşınır kültür varlıklarında ise muhafaza, bakım, onarım ve restorasyon işleridir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(1) 17/6/1987 tarih ve 3386 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle bu Kanuna eklenen ve teselsül sebebiyle Ek Madde 1 olarak numaralandırılan ek madde hükmü gereğince, Kanunun 6, 8, 20 ve 65 inci maddelerinde geçen "Yüksek Kurul, Bölge Kurulları", "Koruma Kurulları"; 54 ve 62 nci maddelerinde geçen "Yüksek Kurul", "Koruma Yüksek Kurulu"; "Bölge Kurulu" ise "Koruma Kurulları" ola- rak değiştirilmiş ve gerekli değişiklik madde metinlerine işlenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(5) "Korunma alanı"; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alandır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(6) (Değişik: 17/6/1987 - 3386/1 md.) "Değerlendirme"; kültür ve tabiat varlıklarının teşhiri, tanzimi, kullanılması ve bilimsel yöntemlerle tanıtılmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;b) (Değişik: 17/6/1987 - 3386/1 md.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                      Kısaltmalar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(1) "Bakanlık"; Kültür ve Turizm Bakanlığını,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(2) "Koruma Yüksek Kurulu"; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunu,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(3) "Koruma Kurulu"; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunu, İfade eder.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                         Haber verme zorunluluğu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 4 - Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu gibi varlıklar, askeri garnizonlar ve yasak bölgeler içinde bulunursa, usulüne uygun olarak üst komutanlıklara bildirilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Böyle bir ihbarı alan muhtar, mülki amir veya bu gibi varlıklardan doğrudan doğruya haberdar olan ilgili makamlar, bunların muhafaza ve güvenlikleri için gerekli tedbirleri alırlar. Muhtar, aynı gün alınan tedbirlerle birlikte durumu en yakın mülki amire; mülki amir ve diğer makamlar ise on gün içinde, yazı ile Kültür ve Turizm Bakanlığına ve en yakın müze müdürlüğüne bildirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;İhbar alan Bakanlık ve müze müdürü bu Kanun hükümlerine göre,en kısa zamanda gerekli işlemleri yapar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                              Devlet malı niteliği&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 5 - Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar- da varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Özel nitelikleri dolayısıyla ayrı statüye tabi tutulan mazbut ve mülhak vakıf malları bu hükmün dışındadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                     Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 6 - Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik,arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve istihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darp- hane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler ve benzeri taşınmazlar; taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tarihi mağaralar, kaya sığınakları; özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları ile benzerleri; taşınmaz tabiat varlığı örneklerindendir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                              Tespit ve tescil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 7 - (Değişik: 17/6/1987 - 3386/2 md.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tespiti Bakanlıkça doğrudan doğruya veya diğer ilgili kurum ve kuruluşların uzmanlarının yardımlarından faydalanılarak yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları göz önünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma kurulu kararı ile tescil olunur. Tespit ve tescil ile ilgili usuller, esaslar ve kıstaslar yönetmelikte belirtilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde veya denetiminde bulunan mazbut ve mülhak vakıflara ait taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan cami, türbe, kervansaray, medrese han, hamam, mescit, zaviye, sebil, mevlevihane, çeşme ve benzeri korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tespiti, envarterlenmesi Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                            Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 8 - Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. Koruma Kurullarının kararına 61 inci maddenin ikinci fıkrasına göre itiraz edilebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Korunma alanlarının tespitinde, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanına sahip olmaları dikkate alınır. Bu hususlarla ilgili esaslar. Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                      İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 9 - (Değişik: 17/6/1987 - 3386/3 md.) Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında, her çeşit inşai ve fiziki müdahalede bulunmak, bunları yeniden kullanıma açmak veya kullanımlarını değiştirmek yasaktır. Onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                Yetki ve yöntem&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 10 - Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun,taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Türkiye Büyük Millet Meclisinin idare ve kontrolünde bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunması,Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca yerine getirilir. Bu korunmanın sağlanmasında, gerektiğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının teknik yardımı ve işbirliği sağlanır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Milli Savunma Bakanlığının idare ve denetiminde veya sınır boyu ve yasak bölgede bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi, Milli Savunma Bakanlığınca yerine getirilir. Bu korunmanın sağlanması, Milli Savunma Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında düzenlenecek protokol esaslarına göre yürütülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(Değişik: 17/6/1987 - 3386/4 md.) Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde veya denetiminde bulunan mazbut ve mülhak vakıflara ait taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan cami, türbe,kervansaray, medrese, han, hamam, mescit, zaviye, mevlevihane, çeşme ve benzeri kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi koruma kurulları kararı alındıktan sonra, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma ve değerlendirilmesi, bu Kanun hükümlerine uygun olarak kendileri tarafından sağlanır. Kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması, bu kuruluşların bütçelerine her yıl bu maksatla konacak ödeneklerle yapılır. Bu hizmetlerin yerine getirilebilmesi için, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bütçesine her yıl yeteri kadar ödenek konur. Kültür ve Turizm Bakanlığınca kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla, vakıf kurulabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(Ek: 17/6/1987 - 3386/4 md.) Araştırma, kazı ve sondaj yapılan alanların korunması ve değerlendirilmesi Bakanlığa aittir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                Hak ve sorumluluk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 11 - Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bu Kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu Kanunun bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. Ancak, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları, zilyedlik yoluyla iktisap edilemez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu Kanunun belirlediği bakım onarım sorumluluklarını yerine getirmekte aczi olanların mülkleri, usulüne göre kamulaştırılır. Mazbut veya mülhak vakıf varlıkları bu hükme tabi değildir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görmesi ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü, il özel idareleri, belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, yukarıda sözü geçen maliklere lüzum görülen hallerde, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının koruma, bakım ve onarımlarına, teknik eleman ve ödenekleri ile yardımda buluna- bilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                     Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının onarımına katkı fonu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 12 - Özel hukuka tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının; korunması, bakım ve onarımı için Kültür ve Turizm Bakanlığınca ayni, nakdi ve teknik yardım yapılır ve kredi verilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu amaçla, bir Devlet bankasında açılacak özel bir hesapta ve Kültür ve Turizm Bakanlığı emrinde "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonu" kurulur. Bu fonun ita amiri Kültür ve Turizm Bakanıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu fonun gelirleri, her yıl Devlet Bütçesinden ayrılacak ödenekler ile bu fondan verilecek kredilerin faizlerinden oluşur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılacak ayni, nakdi ve teknik yardımlar,fondan yapılacak harcamalar ve verilecek kredilerle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                               Devir yasağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 13 - Hazineye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dahilindeki taşınmazlar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni olmadan, gerçek ve tüzelkişilere satılamaz, hibe edilemez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                                  Kullanma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 14 - Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının intifa haklarının, belirli sürelerle kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere, Devlet dairelerine, kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu menfaatine yararlı milli derneklere bırakılması veya gerçek ve tüzelkişilere kiraya verilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine tabidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Anılan varlıklardan, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönetim ve denetiminde bulunan mazbut ve mülhak vakıflarla, 7044 sayılı Aslında Vakıf Olan Tarihi ve Mimari Kıymeti Haiz Eski Eserlerin Vakıflar Umum Müdürlüğüne Devrine Dair Kanunla yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen vakıf mallarının kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere, Devlet dairelerine, kamu kurum ve kuruluşlarına ve kamu yararına çalışan milli derneklere, belirli sürelerle, intifa haklarının bırakılması veya gerçek ve tüzelkişilerce karakterine uygun kullanılmak şartı ile kiraya verilmesi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yetkisindedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yukarıda belirlenen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını kullananlar, bunların bakım, onarım ve restorasyon işlerini bu Kanunda belirlenen esaslara göre yapmak ve bunun için gerekli masrafları karşılamakla yükümlüdürler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                               Kamulaştırma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 15 - Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre kamulaştırılır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;a) Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(Ek: 17/6/1987 - 3386/5 md.) Koruma amaçlı imar planında kültürel araçlara ayrılan tescilli yapıların, bu amaçla onarılıp değerlendirilmesi kaydıyla koruma kurullarının kararı ve Bakanlığın tasdiki ile belediyelerce kamulaştırılması yapılabilir. Maksadına uygun kamulaştırma yapılmadığı tespit edildiği takdirde yetkisi geri alınır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;b) Menşei vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğüce yapılır. Bu maksat için Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;c) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanları, imar planında yola, otoparka, yeşil sahaya rastlıyorsa bunların belediyelerce; sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarım ile görevli oldukları veya kullandıkları bu gibi kültür varlıklarının korunma olanlarının ise, bu kurum ve kuruluşlarca, kamulaştırılması esastır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;d) Kamulaştırmalarda bedel takdirinde,taşınmaz kültür varlıklarının eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;e) (Değişik: 17/6/1987 - 3386/5 md.) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;f) (Ek: 17/6/1987 - 3386/5 md.) Sit alanı olması nedeni ile kesin inşaat yasağı getirilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, malikinin başvurusu üzerine bir başka arazisi ile değiştirilebilir. Üzerinde bina, tesis var ise, malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödeme yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu hükümle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                         Ruhsatsız yapı yasağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 16 - Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                   Sit geçiş dönemi - koruma amaçlı imar planı - kısmi plan değişikliği&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 17 - (Değişik: 17/6/1987 - 3386/6 md.) Bir alanın koruma kurulunca sit olarak ilanı, bu alandaki imar planı uygulanmasını durdurur.(...) (1) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma kurulu tarafından bir ay içinde geçiş dönemi yapı şartları belirlenir. İlgili valilikler ve belediyeler anılan koruma amaçlı imar planını en geç bir yıl içinde koruma kuruluna değerlendirmek üzere vermek zorundadırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(1) Bu aradaki "Yapılanma hakları ile ilgili müktesep haklar Yönetmelikle belirlenir." cümlesi Anayasa Mahkemesinin 28/6/1988 tarihli ve E.1987/21, K.1988/25 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Koruma kurulunca uygun görülecek, belediye veya valilikçe, onaylanan koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesi ile geçiş dönemi yapı şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan kalkar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Koruma amaçlı imar planlarının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları bakımından kısmen değiştirilmesi; ilgili kuruluşlarca gerekli görüldüğü ve bu hususta koruma kurulu kararı alındığı takdirde, koruma kurulu ilgili belediyeye ve ayrıca ilgili kurum ve kuruluşlara yazı ile bildirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Değişiklik teklifi bu tebligattan sonra en geç bir ay içinde belediye meclisince karara bağlanır. Bu süre içinde gereken karar alınmadığı takdirde belediye meclisi kararına lüzum kalmaksızın koruma kurullarınca karara bağlanan hususlarda değişiklik teklifi kesinleşir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Belediyeler plan hazırlık safhasında gerektiğinde Bakanlıktan teknik yardım isteyebilirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                                               Yapı esasları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 18 - (Değişik: 17/6/1987 - 3386/7 md.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının gruplandırılması, maliklerinin müracaat tarihinden itibaren üç ay içinde koruma kurulunca yapılır. Gruplandırılan taşınmaz kültür varlıkları, tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilir. Gruplandırma yapılmadıkça, onarım ve yapı esasları belirlenemez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Mahalli idareler, taşınmaz kültür varlığı parselinde, ek veya eklenti suretiyle yapılacak veya yeni inşa edilecek yapılara ait koruma kurulunca verilen kararlarda veya onaylanmış kültür varlığı projelerinde değişiklik yapamazlar. Ancak,inşa edilecek yapının fen ve sağlık şartlarının mevzuata uygunluğunu kontrol ederler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı parselleri,taşınmaz kültür varlıklarının maliyetine tesir edecek şekil ve surette ayrılamaz ve birleştirilemez.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                               Maliklerin izin verme yükümlülüğü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 19 - Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri, Kültür ve Turizm Bakanlığınca görevlendirilmiş uzmanlara, gerektiği zaman, varlığın kontrolü, incelenmesi, harita, plan ve rölevesinin yapılması, fotoğraflarının çekilmesi, kalıplarının çıkarılması için izin vermeye ve gereken kolaylığı göstermeye mecburdurlar. Ancak, görevliler konut dokunulmazlığı ve aile mahremiyetini ihlal etmeyecek tarzda faaliyetlerini yürütürler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                         Taşınmaz kültür varlıklarının nakli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 20 - Taşınmaz kültür varlıkları ve parçalarının, bulundukları yerlerde korunmaları esastır. Ancak, bu taşınmaz kültür varlıklarının başka bir yere nakli zorunluluğu varsa veya özellikleri itibariyle nakli gerekli ise,Koruma Kurullarının uygun görüşü ve gereken emniyet tedbirleri alınmak suretiyle Kültür ve Turizm Bakanlığınca istenilen yere nakledilebilir. Kültür varlığının nakli dolayısıyla taşınmazın maliki bir zarara maruz kalmışsa, Kültür ve Turizm Bakanlığınca oluşturulacak bir komisyonun tespit edeceği tazminat zarar görene ödenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                                                                                                                      İstisnalar ve muafiyetler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 21 - (Değişik: 17/6/1987 - 3386/8 md.) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bakım, onarım, restorasyon,değerlendirme, muhafaza ve nakil işleri ile bu maksatla hazırlanacak projelerin yapılması ve arkeolojik, kazılarda kullanılacak aletlerin alımı hakkında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun ile 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu uygulanmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Birinci fıkranın uygulanmasına dair usul ve esaslar bir yönetmelikle belirlenir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan ve I inci ve II nci grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Bakanlıkça ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce dışardan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varak, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Koruma kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işleri Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Madde 22 - (Mülga: 17/6/1987 - 3386/18 md.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 17pt; line-height: 12.8pt; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:10;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-211684068594049918?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/211684068594049918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=211684068594049918&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/211684068594049918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/211684068594049918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/yasal-definecilik-iin-bilinmesi.html' title='Yasal Definecilik İçin Bilinmesi Gerekenler'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-4154530579216486920</id><published>2007-07-21T07:08:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:33:20.349-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Koleksiyonculuk ve define yasaları'/><title type='text'>Ülkemizdeki Özel Müzeler</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; color: rgb(51, 51, 51);" align="justify"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:9;"  &gt;Kamu Kurum ve Kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilerle vakıfların kendi hizmet konuları veya amaçlarını gerçekleştirmeleri için başvurmaları halinde &lt;b&gt;özel müze&lt;/b&gt; açmalarına izin verilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; color: rgb(51, 51, 51);" align="justify"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:9;"  &gt;Özel Müze kurma isteklerini konu alan başvurular 2863 sayılı Kanun  ve buna bağlı çıkarılan "Özel Müzeler ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik" hükümleri doğrultusunda incelenmekte, müzenin yeterli nitelik ve nicelikte bulunması ve sürekli hizmet vermesi hususları dikkate alınarak değerlendirilmektedir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; color: rgb(51, 51, 51);" align="justify"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:9;"  &gt;Gerçek ve tüzel kişilerce kurulacak müzeler, Bakanlığımızın izin belgesinde belirlenen konu alanlarına ilişkin taşınır kültür varlığı bulundurabilir ve teşhir edebilirler. Bu müzelerde taşınır kültür varlıklarının korunması devlet müzeleri statüsündedir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; color: rgb(51, 51, 51);" align="justify"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:9;"  &gt;Genel Müdürlüğümüzün denetiminde 97 adet özel müze bulunmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; color: rgb(51, 51, 51);" align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; color: rgb(51, 51, 51);" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Ankara'da ki bazı Özel Müzelerimiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;ANKARA A.O.Ç.Atatürk Evi Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;ANKARA Beypazarı Tarih ve Kültür Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;ANKARA Çankaya Atatürk Müze Köşkü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;ANKARA Eğit-Der Eğitim Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;ANKARA G.Ü.Mesleki Eğitim Fakültesi Müzesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;ANKARA Mehmet Akif Ersoy Müzesi (Hacettepe Üniversitesi)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-4154530579216486920?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/4154530579216486920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=4154530579216486920&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4154530579216486920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/4154530579216486920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/lkemizdeki-zel-mzeler.html' title='Ülkemizdeki Özel Müzeler'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-7826508534870670052</id><published>2007-07-21T06:05:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:33:44.231-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Koleksiyonculuk ve define yasaları'/><title type='text'>Kolleksiyonculuk Yapabilmek</title><content type='html'>Zengin bir tarihi kültüre sahip olan Anadolu toprakları tabiri caizse kazma vurulan her yerden tarih fışkırmaktadır. Bu da ülkemizin tarihi sömürüye maruz kalmasına sebep olmaktadır. Her ne kadar eksikte olsa definecilik merakımızı giderebilmek için yasalarla belli imkanlar verilmiştir. Bizler bu yasaları kullanarak kolleksiyonculuk yaparsak hem ülkemizin sahip olduğu tarihi güzellikleri sahiplenmiş olur hemde gelecek nesillere kültürel manada bırakabilecek emsalsiz bir mirazsımız olmuş olur.&lt;br /&gt;   Yetersiz olan yasalar her ne kadar yasadışı definecilik yapmaya teşvik etsede biz yasal yolları kullanarak hem sahip olduğumuz tarihi dokuyu zedelemeyelim hem de bizden sonraki nesillere sahibi olacağı zengin geçmiş tarihi koruma ve araştırma bilincini aşılayabilelim. Şöyleki geçmişini bilmeyen sahip olduğu tarihi dokuyu koruyamayan bilime değer vermeyen her toplum yok olmaya mahkum olmuştur. Bulduğumuz veya bulacağımız her bir tarihi eseri sadece günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek amacıyla sattığımız vakit bilmeliyizki geçmişimizi satıp, gelecek nesillerimizide şimdiden yok etmiş olacağız.&lt;br /&gt;   Günümüzde vede geçmişte bulunduğu çağın en ileri seviyesinde olan bütün kültürler sayısal ilmin yanında daha çok sosyal ilme önem vererek geçmişteki örneklerinden ders çıkararak kendinden sonraki kuşaklara sahip çıkma ve koruma bilinciyle beraber aktararak ilerleyebilmiştir. Şimdi bu bilince neden biz sahip çıkmayalım ve neden ilerleyen medeniyet biz olmayalım.Unutmayalımki  bu ülkenin gerçek sahipleri ve koruyucuları olan biz vatandaşlar bu bilinci kendimizden sonraki geleceğe aktarabilirsek imkansız gibi görünen hak ve hürriyetlere sahip ilerleyen, araştıran, gelişen büyük bir medeniyete sahip olabiliriz.&lt;br /&gt;    Kolleksiyonculuk  yapmak isteyen gerçek ve tüzel  her kurum veya kişi  Kültür ve Turizm Bakanlığından korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından alacağı izinle kolleksiyon oluşturabilir ve ''Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Kolleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik" gereğince taşınır kültür varlığını envanter defterine kaydettirmek ve ilgili müzeye tescil ettirip 15 gün önceden bakanlığa bilgi vermek şartıyla kendi aralarında değiştirebilir ve satabilirler. Şu anda da bakanlığa bağlı 1533 adet bu faaliyetlerden yararlanabilen kolleksiyoncu bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Aşağıdaki yönetmelik Kültür ve Turizm Bakanlığı sitesinden alınmıştır.&lt;br /&gt;                                                             Korunması Gerekli Taşınır&lt;br /&gt;               Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaç&lt;br /&gt;Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarına sahip olanlar ile koleksiyoncuların uymaları zorunlu esasları ve bunların gözetim ve denetim ilkelerini belirlemektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapsam&lt;br /&gt;Madde 2- Bu yönetmelik, korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarına sahip olanlar ile koleksiyoncuların uyması gerekli işlemlerin esaslarını ve bunların hak ve sorumluluklarını kapsar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayanak&lt;br /&gt;Madde 3- Bu yönetmelik 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 24, 26, 30 ve 33 üncü maddeleri ile geçici 2 inci maddesi gereğince hazırlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanımlar ve Kısaltmalar&lt;br /&gt;Madde 4- Bu yönetmelikte geçen:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bakanlık”, Kültür ve Turizm Bakanlığını,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Müze” Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı müzeleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Koleksiyon”; belirli bir sistem içinde sınıflandırılarak belirli şartlarda, belirli bir yerde saklanan korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarından oluşan grubu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Koleksiyoncu”; koruma, değerlendirme, yarar sağlama ve merakı tatmin amacıyla korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının koleksiyonunu yapan veya yapacak olan kişi veya kuruluşları, ifade eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başvuru&lt;br /&gt;Madde 5- Taşınır Kültür ve tabiat varlıkları koleksiyonculuğu yapmak isteyenler en yakın müze müdürlüğüne yazılı olarak başvururlar. Bu başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a) Nüfus hüviyet cüzdanı örneği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b) İkametgah belgesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;c) Eski eser kaçakçılığı, kaçak kazı veya gizli define arayıcılığı gibi suçlardan hükümlü olmadığına dair Cumhuriyet Savcılığından alınacak belge,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;d) Üç adet vesikalık fotoğraf,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e) Koleksiyonun bulundurulacağı yerin adresi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;f) Varsa ellerinde bulunan eserlerin adını ve cinsini belirtir bir liste,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;g) Tüzel kişilerden ise, e ve f fıkralarında belirtilen belgeler ile yetkili kurullarından alınan karar veya onay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu başvuru üzerine Müze Müdürlüğü ihtisas elemanlarına, koleksiyonun bulunduğu veya bulundurulacağı yerin eserlerin sağlıklı bir şekilde muhafazasına uygun olup olmadığı ve her türlü güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığı hususlarını inceletir. İnceleme sonucu olumlu bulunduğu takdirde Müze Müdürlüğünce izin belgesi verilir. Verilen belgenin bir nüshası Bakanlığa gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer Değiştirme&lt;br /&gt;Madde 6- Koleksiyoncular eserlerini belgelerinde gösterilen yerin dışında bulunduramaz veya depo meydana getiremezler. Koleksiyonların yerini değiştirmek isteyenler, yeni yerlerini bağlı oldukları müze müdürlüğüne yazı ile bildirerek izin isterler. Müze müdürlüğünün izni olmadan yer değişikliği yapılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergileme&lt;br /&gt;Madde 7- Koleksiyoncular koleksiyonlarını Müze müdürlüğünün izni ile yurt içinde belgelerinde belirtilen yer dışında sergileyebilirler. Sergileme süresi müze müdürlüğünce belirlenir. Serginin her türlü güvenliğinden koleksiyoncu sorumludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt Dışından koleksiyon Getirme&lt;br /&gt;Madde 8- Yurt dışından koleksiyon getirmek serbesttir. Kültür ve tabiat varlıklarından oluşan koleksiyon getirenler, varlıkların her birinin niteliklerini belirten fotoğraflı envanter listesini girişlerinde beyan etmek ve bu listenin bir nüshasını Bakanlığa vermek zorundadırlar. Bu şekilde giren varlıklar beyan listesine uygun olarak yurt dışına çıkarılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de 2863 sayılı Kanun hükümlerine göre korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları edinenler bunlar yurt dışına çıkaramazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışından getirilen koleksiyonlar yalnız devlet müzelerine veya amacına uygun bir müze varsa bu müzeye satılabilir veya devlet müzelerine bağışlanabilir. Başka türlü satışlar yasaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koleksiyonculuktan Vazgeçme&lt;br /&gt;Madde 9- Bu yönetmelik hükümlerine göre, koleksiyonculuktan vazgeçmek isteyenler, kontrol yönünden bağlı oldukları müze müdürlüğüne yazı ile başvurarak müzelik değerdeki kültür varlıklarının bağış veya satış yoluyla devlet müzelerine mal edilmesini isteyebilirler. Satın alınması uygun görülenler, usulüne göre takdir edilecek bedel karşılığında müzelere alınırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzelerce satın alınmayan taşınır kültür ve tabiat varlıkları başka koleksiyonculara satılabilir veya devredilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Envanter Kaydı&lt;br /&gt;Madde 10- Koleksiyoncular, koleksiyonlarına dahil eserleri müze müdürlüğünce verilecek iki nüsha envanter defterine müze uzmanlarının gözetimi altında kaydederler. Eserlerin sahiplerince usulüne uygun şekilde çektirdikleri fotoğraflarını da ihtiva eden bu envanter defterinin bir nüshası müzede saklanır. Koleksiyona sonradan ilave edilen eserler en geç bir ay içinde her iki nüshaya usulüne uygun olarak kaydedilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veraset Yoluyla İntikal&lt;br /&gt;Madde 11- Koleksiyonculuk yapan şahsın ölümü halinde koleksiyon varislerine intikal eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varisler koleksiyonculuğa devam etmek istedikleri takdirde bu yönetmelik esaslarına göre yeniden izin almak zorundadırlar. Koleksiyon varisler arasında taksim edilebilir. Taksim sırasında eserlerin bütünlüğü bozulamaz, birbirini tamamlayan eserlerden oluşan takımlar bölünemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koleksiyonculuğa devam etmek istemeyen varislerin ellerindeki varlıkların satış veya devirleri bu yönetmelik hükümlerine göre yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El Değiştirme&lt;br /&gt;Madde 12- Koleksiyoncular, ilgili müzeye tescil ettirerek koleksiyonlarındaki her türlü eseri on beş gün önce en yakın müze müdürlüğüne haber vermek şartı ile kendi aralarında değiştirebilir veya satabilir. Satın almada öncelik Bakanlığa aittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu kurumu ve kuruluşları ( Belediyeler ve İl özel idareleri, dahil), vakıflar gerçek ve tüzel kişiler satacakları eşya ve terekeler arasında bulunan veya yapacakları müzayedelerdeki satışlara konu olan koleksiyonları, önce Devlet müzelerine haber vermeye ve göstermeye mecburdurlar. Kültür Bakanlığı, koleksiyonları kuracağı komisyonun takdir edeceği bedel üzerinden satın alabilir. Bunlardan hazineye intikal etmiş olup da müze koleksiyonlarına girmesi lüzumlu görülenler, Devlet Ayniyat Yönetmeliği hükümlerine göre, Kültür Bakanlığına devrolunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci fıkrada sözü edilen, kamu kurumu ve kuruluşları, vakıflar, gerçek ve tüzel kişiler satacakları eşya ve terekeler arasında bulunan veya yapacakları müzayedelerdeki satışlara konu olan askeri tarihimize ait silah ve askeri malzeme koleksiyonlarını Genelkurmay Başkanlığına haber vermeye ve göstermeye mecburdurlar. Bu kültür varlıklarından hazineye intikal etmiş olup askeri müzelerin koleksiyonlarına girmesi lüzumlu görülenler Devlet Ayniyat Yönetmeliği hükümlerine göre Milli Savunma Bakanlığına devrolunurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denetim ve Gözetim&lt;br /&gt;Madde 13- Koleksiyonlar, Bakanlıkça görevlendirilecek elemanlar ile ilgili müze yönetici veya görevlendireceği uzmanlar tarafından, yılda bir defadan az olmamak üzere denetlenir. Bu denetlemelerde, eserlerin sağlığı ve güvenliği ile ilgili tedbirlerin alınıp alınmadığı, envanter defterine kaydedilmeyen eser bulunup bulunmadığı ve koleksiyonda noksanlık olup olmadığı gibi hususlar incelenir. Denetleme raporunun bir nüshası koleksiyoncuya verilir, bir nüshası ilgili müzede saklanır. Bir nüshası Bakanlığa gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahiplerinde Bırakılan Kültür Varlıkları&lt;br /&gt;Madde 14 - (Değişik: 18.05.1998 - 23346 S.R.G Yön) 2863 sayılı Kanunun 4. maddesine göre Bakanlığa bildirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile Kanunun değişik 23 üncü maddesinde belirlenen korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları, Kanunun 25 inci maddesine istinaden Bakanlıkça bilimsel esaslara göre tasnif ve tescile tabi tutulurlar. Bunlardan Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler 13,8.1984 tarihli ve 18488 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescil ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre müzelere alınırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzelerce tasnif ve tescil dışı bırakılanlar ile tescile tabi olup da müzelere alınması gerekli görülmeyen taşınır kültür varlıkları, örneği Ek - 1 ve Ek - 2'de yer alan belgelerin düzenlenmesini müteakip sahiplerine iade edilirler. Bu iş ve işlemlerle ilgili masraflar sahibine aittir. Bu tür kültür varlıklarından tescile tabi olanlar Bakanlıkça kontrol edilir ve Müzelerin izni olmadan el değişikliği yapılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ve Atatürk'e ait korunması gerekli taşınır kültür varlıklarından Bakanlık, Milli Savunma Bakanlığı veya Atatürk Kültür Dil ve tarih Yüksek Kurumunca satın alınmayanlar Bakanlığın tescil ve kontrolüne tabidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldırılan Hükümler&lt;br /&gt;Madde 15 - 10 Temmuz 1973 gün ve 14590 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Eski Eser Koleksiyonu Yapanlara ait Yönetmelik" ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek ve Geçici Maddeler&lt;br /&gt;Ek Madde 1 - (Ek: 18.5.1998 - 23346 S.R.G. Yön) Koleksiyonculuk izin belgesi aşağıdaki hallerde iptal edilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a) (Değişik bend: 15/12/2004-25671 S.R.G. Yön/1.mad) Koleksiyonda belgesiz kültür ve tabiat varlığının bulunduğunun tespit edilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b) Koleksiyonda yer alan kültür ve tabiat varlığının tahribi, kaybı ve çalınması ile ilgili belge ibraz edilmemesi ve en geç bir ay içinde ilgili müze müdürlüğüne bildirilmemesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;c) Bir yıl içerisinde koleksiyonculuk faaliyetlerine başlanmaması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;d) İlgili müzenin haberi olmadan koleksiyonda yer alan herhangi bir kültür ve tabiat varlığının yer ve el değiştirmesi veya depolanması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e) Koleksiyoncunun kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığı suçundan hüküm giymesi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;f) Denetimler sonunda koleksiyonun sağlığı ve güvenliği konusunda önerilen önlemlerin verilen süre içinde yapılamaması,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;g) Koleksiyoncunun haber verildiği halde ikametgah adresinde bulunmaması, tekrar denetimin yapılacağı tarihin kendisine bildirilmesine rağmen, ikinci kez ikametgahında bulunmayıp kasıtlı olarak denetim ve gözetime engel olması,&lt;br /&gt;hallerinde koleksiyon izin belgesi Bakanlık makamınca iptal edilir ve bir ay içinde ilgili müze müdürlüğüne ve emniyet müdürlüğüne bildirilir. Koleksiyon izin belgesi iptal edilenler Bakanlıkça müzelere bildirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koleksiyon izin belgesinin iptali sonucu gerekli kanuni işlemler yapılır. Müze müdürlüğünce alınması uygun görülen kültür ve tabiat varlıkları usulüne göre takdir edilecek bedel üzerinden satın alınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koleksiyon izin belgesi iptal edilenler, belgeli de olsa yeni bir kültür varlığı satın alamazlar. Müracaatları halinde bunlara yeniden koleksiyon izin belgesi verilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koleksiyoncu hakkında herhangi bir nedenle idari veya adli takibata başlanılması halinde koleksiyonculuk faaliyetleri tahkikat sonuna kadar geçici olarak durdurulur. Tahkikat sonucuna göre işlem yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçici Madde 1 - Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce alınmış olan koleksiyoncu izin belgeleri geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçici Madde 2 - 2863 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde anılan üç aylık süre bu yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürürlük&lt;br /&gt;Madde 16 - Bu Yönetmelik yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürütme&lt;br /&gt;Madde 17 - Bu Yönetmeliği Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-7826508534870670052?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/7826508534870670052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=7826508534870670052&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7826508534870670052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7826508534870670052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/kolleksiyonculuk-yapabilmek.html' title='Kolleksiyonculuk Yapabilmek'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-7729449870350044337</id><published>2007-07-20T07:51:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:28:54.020-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mezar hediyeleri'/><title type='text'>Mezar Hediyeleri</title><content type='html'>İnsanoğlu var olduğundan beri ölüm sonrası bir hayata inanmıştır.Bu inançta ister istemez insanların bütün dünya görüşlerini sosyal,ticari ve dini alanlarda  etkilemiştir.Bunu mimari yapılarda;sosyal tesisler, yaşanılan ev, dini merkezler ve mezar yapılarında görmekteyiz.Günümüze hiç zarar görmeden gelen Mısır piramitleri Anadoluda yükseklikleri 50 metreye ulaşan tümülüslerde ulaşılması güç sarp kayalıklardaki kaya mezarlarında ve basit mezarlarda yapılan kazılarda bunun örneklerini görmekteyiz.&lt;br /&gt;   Biz bu başlık altında Anadoludaki ölü gömme gelnekleri içerisindeki hediyeleri ele alacağız.Anadolu toprakları sürekli bir geçiş yolu olduğu ve çok farklı kültürlere ev sahipliği yaptığı için çeşit bakımından zengin bir geçmişe sahiptir.Çok ayrıntılı anlatılabilecek bir konu değildir çünkü anlatmakla zaten bu sayfalara sığmayacak kadar geniş bir konu.aynı zamanda bu konu anlatılırken fotoğraf ve çizimlerle desteklenmesi gereken bir konu.İleriki zamanlarda kuracağımız fotğraf galerisinde çok geniş bir bölümle bu konuyu ayrıntılı ele alacağız.&lt;br /&gt;     Anadoluda her kültürün kendine ait bu konuda farklı bir geleneği olmuştur.Buda Anadoluyu bu yönden zengin kılmıştır.Farklılıklar genelde ayrıntılarda kalmıştır kabaca ele alındığında bütün kültürlerin ortak özellikleri olmuştur.Bizde bu ortak yönleri ele alacağız.&lt;br /&gt;      İlk çağlardan beri ölüm sonrası hayata inanıldığı için ceset mezara konulduğunda beraberinde seramik kaplar;su ve yemek ihtiyaçlarını gidermesi için, kadınsa ayna takı toka ve ona ait sağ iken kullandığı özel eşyaları, erkek ise bir kılıç savaşçı bir erkekse kılıcın yanında kendine ait atı, zırhı ve diğer eşyalarıda konuluyordu.Mezarlar dini inançlarının yanında o toplumun sosyal yaşantısı, maddi durumu, hatta mimarisi ve ilişkide bulunduğu toplumlar hakkında ve şahsın sosyal statüsü hakkındada bize bilgi sunarlar.Sade bir vatandaşın mezarında günlük ihtiyaçları karşılayan seramik kap dışında fazla bir kalıntı olmaz.Ama eğer mezar bir krala,kraliçeye veya bir soyluya aitse mimarisinden içerisindeki hediyesine, gömülüş tarzına, mezarın dış görüntüsüne kadar farklılıklar gösterir.Örneğin mezar bir krala aitse içerisindeki yemek ve su kapları altın veya gümüş olabilir, kendisine ait olan atı,  zırhı diğer özel eşyalarının yanında kendine ait hazinesi bile konulabliyor.&lt;br /&gt;       Bu kadar değerli hediyeler barındıran kral, kraliçe ve soylu mezarlarının mezar soyguncularına karşı korunma ihtiyaçları mimari yapılarını etkilemiş ve gizlenmesi gerekliliğinide beraberinde getirmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-7729449870350044337?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/7729449870350044337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=7729449870350044337&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7729449870350044337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/7729449870350044337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/mezar-hediyeleri.html' title='Mezar Hediyeleri'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-2500164345376214960</id><published>2007-07-19T08:29:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:34:13.302-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Definecilik Hikayeleri'/><title type='text'>Defineci Hikayeleri ve Heinrich Schliemann</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VuiXvbVI/AAAAAAAAAAk/sGfptRKe64o/s1600-h/2828.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VuiXvbVI/AAAAAAAAAAk/sGfptRKe64o/s320/2828.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089021099429031250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_U2yXvbSI/AAAAAAAAAAM/bckfOwLT94o/s1600-h/2832.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_U2yXvbSI/AAAAAAAAAAM/bckfOwLT94o/s200/2832.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089020141651324194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VGSXvbTI/AAAAAAAAAAU/ABGoeDK1eVw/s1600-h/definecilik.blogspot.com.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VGSXvbTI/AAAAAAAAAAU/ABGoeDK1eVw/s320/definecilik.blogspot.com.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089020407939296562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Define bulmak bazen iyi bir beceri bazende kuvvetli bir şans ister.Nice büyük defineler vardır yıllarca üzerinde çalışılarak belgelere dayanılarak uzun araştırmalar sonucu değilde şans eseri veya duyduğu okuduğu bir efsaneyi ciddiye alıp iz süren insanlar bulmuştur.Ve bu yüzdendir ki bir çok büyük hazineyi Avrupalılar bulup ait oldukları bölgelerden kaçırarak kendi ülkelerine götürüp sergilemişlerdir.Bu sadece bizim ülkemizin kaderi olmamış aynı kaderi komşularımız ve sanayi devrimini algılayaman zamanın teknolojisinin gerisinde kalarak sömürülmeye mahkum kalan zengin bir kültürel geçmişe sahip bütün ülkeler paylaşmıştır.&lt;br /&gt;Konuyu belki biraz dağıtacak ama bu ülkenin insanları olarak elbetteki bilinçli olmamız şarttır.Bu gün gıpta ile baktığımız gelişmiş ülkeler hem kendi kültür ve geçmişlerine sahip çıkmış hem de diğer ülkelerden kaçırdıkları eserlerle müzeler kurmuş gerek turizm ile gereksede kalıntıları inceleyip geçmiş uygarlıkları çözerek bilim ile bize kendi geçmişimizi pazarlamışlardır.Almanya'nın en önemli müzelerinden biri İzmir Bergama'dan  I.Dünya savaşı sırasında kaçırılan Bergama Zeus Sunağı ile  kurulan Berlin Bergama Müzesi'dir.İngiltere'de çoğunluğu Mısır Medeniyetine ait eserlerle kurulmuş Brıtısh Museum Amerika'da dünyanın her tarafından getirilen eserlerle kurulan New York Metropolitan müzesi bunlardan sadece birkaç örnek.Ve bu ülkeler bunları yaparken, bize göre hayalperest olan Heinrich Schliemann gibi insanlarla yaptılar.Aslında arkeoloji biraz hayal biraz macera ve çok iyi bir bilgi birikiminin yanında güçlü seziler de isteyen bir bilimdir.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VeSXvbUI/AAAAAAAAAAc/VOqN-EKSvbg/s1600-h/2833.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VeSXvbUI/AAAAAAAAAAc/VOqN-EKSvbg/s320/2833.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089020820256156994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Hikayemize gelince Heinrich Schliemann Almanyalı fakir  terzi bir babanın oğludur.Kitaplara merakı olan becerikli bir çocuktur.Hayatını ise okuduğu bir kitap değiştirir.Antikçağ yazarlarından Homerosun kitabı İlyada ve kitabındaki Troya kralı Agememnonun hazinesi.Kitapta büyük bir hazineden bahsedilmektedir ve herkese göre de bu basit bir masaldır. Schliemann ise bunun gerçekliğine inanmaktadır ve kitapda yazıyla bunun zaten haritası anlatılmıştır ona sadece kafasında resmetmek kalmştır.Planlarını hazırlayan hayalperest Schlimann  önce Yunanistana oradanda Türkiye'ye gelerek efsanin anlatıldığı Çanakkaleye geçer.Troyanın bulunduğu bölgede hisarlık tepede kazılarına başlar.Tarih 1870 tir.Oldukça acemice ve maddi sıkıntılar içerinde 1874 e kadar kazilar devam eder.bu esnada 1873 yılında İlyada da bahsedildiği yerde Troya Hazinesi bulunmuş ve çoktan Atina'ya oradanda Berlin'e götürülmüştür.Bizede kalan Heinrich Schliemann'ın; arkeoloji adına utanç bölgesi olan amacın sadece bahsedilen hazine olduğu ve bilimsel hiçbir kaygının güdülmeden kazıldığı hisarcık tepe olmuştur.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_V5yXvbWI/AAAAAAAAAAs/t1kAMGEtapQ/s1600-h/2830.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_V5yXvbWI/AAAAAAAAAAs/t1kAMGEtapQ/s320/2830.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089021292702559586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_WFyXvbXI/AAAAAAAAAA0/gXrDbA0jeRo/s1600-h/2829.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_WFyXvbXI/AAAAAAAAAA0/gXrDbA0jeRo/s320/2829.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089021498860989810" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_WQCXvbYI/AAAAAAAAAA8/cnfFaK42o6g/s1600-h/2835.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_WQCXvbYI/AAAAAAAAAA8/cnfFaK42o6g/s320/2835.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089021674954648962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-2500164345376214960?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/2500164345376214960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=2500164345376214960&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2500164345376214960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/2500164345376214960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/defineci-hikayeleri-ve-heinrich.html' title='Defineci Hikayeleri ve Heinrich Schliemann'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_VuiXvbVI/AAAAAAAAAAk/sGfptRKe64o/s72-c/2828.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-5884652811640829250</id><published>2007-07-18T10:05:00.000-07:00</published><updated>2007-09-07T04:10:31.399-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sözlük'/><title type='text'>SÖZLÜK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_W5iXvbZI/AAAAAAAAABE/O6V4__Hcp1Y/s1600-h/knossospithoi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089022387919220114" style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_W5iXvbZI/AAAAAAAAABE/O6V4__Hcp1Y/s320/knossospithoi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;TÜMÜLÜS&lt;/span&gt;:Anadoluda sık görülen türkçe karşılığı yığma tepe olan krallara beylere ve zengin insanlara ait bir çeşit ölü gömme geleneğidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;HÖYÜK&lt;/span&gt;:Deprem, yangın, sel gibi doğal felaketler sonucu veya savaş sonrası daha güvenli bir bölge için terkedilip zamanla üzeri toprakla örtülmüş olan eskiyerleşim yerlerine verilen ad. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;SİT ALANI&lt;/span&gt;:Devlet tarafından koruma altına alınmış taşınmaz eski yerleşkelere ait kalıntılardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;NÜMİZMATİK:&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Eski çağlara ait para yerine kullanılan tüm materyalleri inceleyen bilim dalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BOTHROS:&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Tapınaklara konulan adak ve hediyelerin birikmesi sonucunda yenilerine yer açmak için topluca gömüldüğü çukurlara denir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KAYA MEZARI:&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Ulaşılması zor olan kayaların içine oyulmuş soylu zengin ve kralların gömüldüğü mezar tipidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BARTER:&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Antik çağda para icat edilmeden önce ticarette kullanılan bir tür alışveriş sistemi, değiş tokuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;HURRİ İLE ŞERRİ:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Hitit fırtına tanrısı Teşub'un gece gündüzü simgeleyen boğalarının adlarıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;İNGOT:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Paranın icadından önce alışverişte kullanılan metal külçe.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;AGORA:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Antik çağda kullanılan üzeri kapalı koridorlar şeklinde uzanan ticaret merkezi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;GYMNASİUM:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Antik çağda spor faaliyetlerinin yürtüldüğü alan.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;SUNAK:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İlk çağlardan beri kullanılan erken tapınak modeli, tanrıya adak adama ve dua yeri.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;LİBASYON:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kurban kanını tanrıya sunmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;ZEUS:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Grek dininde baş tanrı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;HERAKLES:&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Daha sonradan tanrılaştırılan Grek kahramanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;İN SİTU BULUNTU:&lt;/span&gt; Kazılar sırasında eserin kullanıldığı yerde bulunması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BOULETERİON:&lt;/span&gt; Antik çağ belediye binası, meclis ve toplantı salonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;HERA:&lt;/span&gt; Baştanrı Zeus'un karısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;AN-TAH-ŞUM-SAR:&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İlk baharda yapılan hittit bayramı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;PURİLLİYAŞ:&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Hititlerin AN-TAH-ŞUM-SAR&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; bayramı ile birlikte önemli bir bayramı ve bu bayramda yine ilk baharda yapılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-5884652811640829250?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/5884652811640829250/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=5884652811640829250&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/5884652811640829250'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/5884652811640829250'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/szlk-tmls-anadoluda-sk-grlen-trke-karl.html' title='SÖZLÜK'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_ogy0cuZsb-I/Rp_W5iXvbZI/AAAAAAAAABE/O6V4__Hcp1Y/s72-c/knossospithoi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1390246653185658209.post-9071507581638260698</id><published>2007-07-11T14:41:00.000-07:00</published><updated>2007-08-09T13:32:17.170-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='definecilik'/><title type='text'>Define ve definecilik nedir?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=164401&amp;amp;RESIMISIM=frig-kralligi2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=164401&amp;amp;RESIMISIM=frig-kralligi2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=164407&amp;amp;RESIMISIM=urartu3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=164407&amp;amp;RESIMISIM=urartu3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;    Tarihin farklı dönemlerinde yaşamış insanların kullandıkları her türlü ihtiyaç materyallerinin çeşitli sebeplerle toprak altında kalmasına define, bunların çıkarılması işleminede definecilik denir.Halk dilinde bu işi yapan kişiye defineci, malzemeye define denilirken; bilim dilinde  ise definecinin karşılığı arkeolog, definenin karşılığı tarihsel kalıntıdır.&lt;br /&gt;Arkeolog bu işi daha profesyonelce yaparken, defineci gösterdiği özene orantılı olarak arkeoloğa eşdeğer tutulabilir. Şu da göz önünde bulundurulmalı arkeoloji biliminin başlangıcı kolleksiyonculuk ve amatör anlamda yapılan kazılardır. İlk kolleksiyoncularda Roma imparatorluğu döneminde sarayda imparatorlar saray dışındada soylu kişilerin evlerinde biriktirdikleri nadide eserlerle başlamıştır. Tarih içerisindeki gelişiminde de yine gerek soylu kişilerin merakı gereksede insanların maddi ihtiyaçları sonucu definecilik sürekli gelişim göstermiş, bu yüzdende değerli her türlü eşya zaman içerisinde üretildiği coğrafyadan farklı bir çok mekana taşınabilmiştir. Bu sebepten dolayı defineci define aradığı zaman kültürlerin sanatsal ve sosyal gelişmini bilmesinin yanında komşularını, ilişkide bulunduğu kültürleri, ticaret yollarını, günün şartlarında deniz yoluyla ulaşabileceği her bölgeyi az çok tahmin edebilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde toprak altından çıkan her türlü malzeme bizde heyecan uyandırdığı gibi bizden önceki toplumlardada kendi öncesi kültürlere ait malzemeler aynı heyecanı uyandırmıştır. Yer altındaki malzeme kimi zaman deprem sonrası yıkımlarda, kimi zamanda savaş sonrası daha güvenli bölgelere göç, yangın ve diğer doğal felaketler sonrası yeni yapılanmalar sebebiyle zamanla üzeri toprakla örtülmüş olup günümüze ulaşmayı başarmıştır.         Define aranırken geçmişte de günümüzde de yüksek miktarda maddi değer biçilen eserler diğer günlük yaşamda kullanılan basit seramik kapkacak, duvar kalıntıları, tabletler birbirinden ayrı tutulmamalı. Unutulmamalıki arkeoloji biliminin gelişiminde kolleksiyonculuk ve definecilik merakının payı vardır.O yüzdende bulunan eserler ne olursa olsun maddi değerle değil, yok edilmemesi gereken kültürel bir değer olarak değerlendirilmelidir. Çünkü günümüzde "bacasız sanayi" olarak nitelendirilen turizm gelirlerinin önemli bir kısmını bu kalıntılar oluştururken daha da önemlisi olan tarihsel süreç içerisinde ve günümüzde gelişmiş olan kültürlerin sürekli olarak bilime değer verdikleri ve geçmişten ders çıkarıp bir sonraki nesile aktardıkça güçlü bir medeniyet olabilimişlerdir. Bizde bu zihniyetle yaklaştığımız sürece zengin bir kültüre ve&lt;br /&gt;gelecek nesillerimize bırakacak parlak bir mirasa sahip olabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kalenderplaza.com/resimler2/tilmen01.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.kalenderplaza.com/resimler2/tilmen01.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1390246653185658209-9071507581638260698?l=definecilik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://definecilik.blogspot.com/feeds/9071507581638260698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1390246653185658209&amp;postID=9071507581638260698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/9071507581638260698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1390246653185658209/posts/default/9071507581638260698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://definecilik.blogspot.com/2007/07/define-ve-definecilik-nedir.html' title='Define ve definecilik nedir?'/><author><name>MeHMeTSaLiH</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09802048840894455250</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
